Outstretched türkçesi Outstretched nedir

  • Açık.
  • Uzanmış.
  • Gerilmiş.
  • Uzatılmış.

Outstretched ingilizcede ne demek, Outstretched nerede nasıl kullanılır?

Outstretched hand : Uzatılan el.

Outstretches : Uzanmak. Geçmek. Aşmak. Uzatmak. Sereserpe uzanmak. Yayılmak.

Outstretch : Yayılmak. Aşmak. Uzatmak. Geçmek. Sereserpe uzanmak. Uzanmak.

Outstretching : Uzanmak. Aşmak. Uzatmak. Sereserpe uzanmak. Yayılmak. Geçmek.

İngilizce Outstretched Türkçe anlamı, Outstretched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outstretched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aboveground : Yeryüzündeki. Yeryüzünde. Yerüstü. Yer düzeyi üstünde. Zemin üstündeki. Toprağın üzerinde olan. Topraküstü. Toprak üstündeki.

Tauts : Düzenli. Gergin (sinirler). Gergin. Gerili. Sıkı. İyice gerilmiş (ip veya tel vb).

Prolonged : Uzun. Sürekli. Uzatmalı. Uzun süreli. Uzatılan. Uzun süredir devam eden. Temdit edilmiş.

Handed : Elli. Eli olan. Getirilen. El ile kullanıma uygun.

Barer : Yapraksız. Bomboş. Tüysüz. Azıcık. Çıplak. Sade. Daha çıplak. Yalın. Tamtakır.

Tenser : Stresli. Stres içinde. Sıkı. Zaman. Çekmek. Gerginleştirmek. Kip. Gergin. Germek.

Renewed : Tecdid edilmiş. Yenilenen. Bakım ve onarımı yapılmış. Temdit edilmiş. Yeni. Yenilenmiş.

 

Tensing : Çekmek. Stresli. Kip. Zaman. Sıkı. Gerginleştirmek. Germek. Gerilmek. Gergin.

Taut : Gerili. Sıkı. İyice gerilmiş (ip veya tel vb). Gergin (sinirler). Telaşlı. Gergin. Düzenli.

Under a strain : Baskı altında. Gerginleşmiş. Basınç altında.

Outstretched synonyms : bares, elongated, blankest, bawdies, strained, tautest, bawdy, stretched, apparent, lengthened, aperture, tensest, bleakish, blanker, recumbent, extensive, aboveboard, stressed, tense, wired, bare, tautened, extended, barest, tensed, avowed, apparentness, above board.

Outstretched zıt anlamlı kelimeler, Outstretched kelime anlamı

Unextended : Genişletilmemiş. Uzatılmamış.