Flinger türkçesi Flinger nedir

  • Sapanla atan şey.
  • Savuran kimse.
  • Fırlatan kimse.
  • Atan kimse.
  • Fırlatan şey.

Flinger ingilizcede ne demek, Flinger nerede nasıl kullanılır?

Flingers : Atan kimse. Fırlatan kimse. Fırlatan şey. Sapanla atan şey. Savuran kimse.

Fling away : Atmak. Fırlatıp atmak. Boşa harcamak. Dışarı atmak. Dışarı fırlatmak. Saçıp savurmak. (birisini) yana doğru ittirmek.

Fling dirt at somebody : İftira atmak. Çamur atmak.

Fling down the gauntlet : Düelloya davet etmek. Meydan okumak.

Fling down the glove : Meydan okumak. Düelloya davet etmek.

Fling to the winds : Kulak asmamak.

Full fling : Son hız.

At full fling : Son hızda.

Have a fling at : Bir şey yapmayı denemek.

Fling mud at : Aşağılamak. Çamur atmak. Birisine herkesin arasında kötü davranmak. Birine hakaret etmek.

İngilizce Flinger Türkçe anlamı, Flinger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flinger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extremity : Aşırılık. Hudut. Had. Nihayet. Uç. Ekstremite. Son derece. Büyük üzüntü. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Son.

Hand : Vermek. Yakalamak. Hand. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi. Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. El. Devretmek. (elden ele) vermek. Elle vermek. El vermek.

 

Index : Endekslemek. Belli bir olaya ilişkin sayısal değerlerin zaman ve uzam açısından gösterdiği göreli değişmelerin ölçüsü. bir olgunun nicelik, boyut ve değer bakımından belli bir zamanda eriştiği düzeyin, o değişkenin temel alınan dönemdeki değerine göre ifade edilmesi. Yasak kitaplar listesine yazmak. İndeks. İndeks yapmak. Sayıyla ölçülmeye pek elverişli olmayan karmaşık nitelikteki bir büyüklüğü belirten herhangi bir değişken. İndeksle göstermek. Belli bir ölçüt ya da sıra düzenine göre ayrıç yazıl ve altbölümlerin ya da birimlerin oluşturduğu dizelge. Dizinlemek. Göstereç.

Pinkie : Küçük parmak. Serçe parmağı.

Forefinger : İşaretparmağı. İşaret parmağı.

Knuckle : Düğüm. Parmağın oynak yeri. Bilek eklemi (hayvan). Eklem. Bir eksen çevresinde hareketli mafsal. Mafsal. Menteşe. Parmak eklemi. Boğum.

Throwers : Çömlekçi ustası. Atıcı. İbrişim büken kimse.

Slinger : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Torbacı. Sapancı. Uyuşturucu satıcısı. Atıcı.

Hurlers : Savuran. Fırlatıcı. Fırlatan.

Thrower : Çömlekçi ustası. Atıcı. İbrişim büken kimse.

Flinger synonyms : metacarpophalangeal joint, annualry, manus, fingertip, hurler, paw, little finger, mitt, digit, thumb, dactyl, wielders, middle finger, pinky, wielder, flingers, pad, index finger, fingernail, knuckle joint, slingers, pollex, ring finger.

Flinger zıt anlamlı kelimeler, Flinger kelime anlamı

Arrive : Varmak. Vasıl olmak. Dönmek. Ayak basmak. Gelip dayanmak. Başarmak. Yetişmek. Gelmek. Gelip çatmak. Üstesinden gelmek.

Flinger antonyms : unbordered.

Flinger ingilizce tanımı, definition of Flinger

Flinger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who jeers. One who flings.