Flockier türkçesi Flockier nedir

  • Tüylü.
  • Küçük püskülleri olan.
  • Yün veya saç öbeğine veya püskülüne benzeyen.

Flockier ingilizcede ne demek, Flockier nerede nasıl kullanılır?

Flockiest : Küçük püskülleri olan. Yün veya saç öbeğine veya püskülüne benzeyen. Tüylü.

Flocking : Sürü halinde hareket etmek. Kumaş görünüşlü yüzey. Floklama. Toplanma. Üşüşmek. Üşüntü. Akın etmek. Toplanmak. Yün didikleme.

Flockings : Yün didikleme. Floklama. Üşüntü. Toplanma. Kumaş görünüşlü yüzey.

Flock and herds : Çiftlik hayvanları. İnek ve koyun sürüleri.

Flock bed : Kıtık şilte.

Flock : Cemaat. Akın etmek. Sürü halinde toplanmak. Kalabalıklaşmak. Yığın. Sürü halinde hareket etmek. Kalabalık. Yün kırpıntısı. Yün yumağı. (sürü) toplanmak.

Flock together : Ağıllanmak. (kalabalık halinde) bir yerde toplanmak. Bir yere doluşmak.

Flock of sheep : Koyun sürüsü. Beraber yaşayan ve otlayan koyun sürüsü.

Flock structures : Sürüdeki koyunların tipi ve yaşı. Sürü yapısı.

Birds of a feather flock together : İt ulur. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Aynı bokun soyu. Birbirini bulur. İt ulur birbirini bulur. Aynı huylu kimseler.

İngilizce Flockier Türkçe anlamı, Flockier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flockier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Locker room : Dolaplı sporcu odası. Soyunma giyinme odası. Sporcuların elbiselerini bıraktığı dolaplı oda. Soyunma odası.

Flutter : Titreme. Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Awned : Tüyle kaplı. Tüyle kaplı (botanik terimi).

Feathery : Tüysü. Hafif. Tüy gibi. Yumuşak. Tüy gibi hafif. Tüylü (kuş).

Waver : Sürekliliğini yitirmek. Sallanmak. Bocalamak. Zayıflamak. Duraklamak. Tereddüt etmek. Titreşmek. Duraksamak. Boyun eğmek. Titremek.

Quiver : Titreme. Titremek. Sadak. Ok kılıfı. Titretmek. Okluk. Kıpırdamak. Titreşmek.

Flocky : Yünlü.

Compartment : Kompartman. Hücre. Kısım. Alan. Bölüntü. Bölge. Kompartıman. Göz. Bölüm. Bölme.

Lazaretto : Erzak ambarı. Lazaret. Gemi ambarı. Cüzzamlı fakir insanlar için devlet hastanesi. Fakir hastanesi. Karantina istasyonu. Cüzzam hastanesi. Karantina yeri. Kumanyalık.

Flockier synonyms : move back and forth, glory hole, storage locker, flockiest, downy, downier, fluey, floccose, flitter, furriest, haired, cabinet, feathered, downiest, floss silk, featherlike, furry.