Waver türkçesi Waver nedir

Waver ile ilgili cümleler

English: Having made an unwavering decision, he started to make plans to fulfill his dreams.
Turkish: Değişmez bir karar verdikten sonra, o, hayallerini gerçekleştirmek için planlar yapmaya başladı.

English: Ali is wavering.
Turkish: Ali bocalıyor.

English: He wavered between going home and remaining at work in the office.
Turkish: Eve gitmek ve ofiste işte kalmak arasında tereddüt etti.

English: You are wavering.
Turkish: Titriyorsun.

Waver ingilizcede ne demek, Waver nerede nasıl kullanılır?

Flag waver : Şoven. Aşırı milliyetçi.

Wavered : Sallanmak. Sendelemek. Duraksamak. Titremek. Duraklamak. Muallakta kalmak. Titreşmek. (alev) titremek. Tereddüt etmek. Bocalamak.

Waverer : Tereddüt eden kimse. Kararsız olan kimse. Tereddüd eden kimse. Bocalayan kimse.

Waverers : Bocalayan kimse. Tereddüd eden kimse. Tereddüt eden kimse. Kararsız olan kimse.

Wavering : Sarsak. Tereddütlü. Sallanan. Bocalayan. Tereddüd eden.

Wavers : Titremek. Sendelemek. Sallanmak. Muallakta kalmak. Tereddüd etmek. Tereddüt etmek. Titreşmek. Duraklamak. Duraksamak. (alev) titremek.

 

Waveringly : Tereddütlüce. Tereddütlü olarak. Tereddütte kalarak. Sallanarak. Tereddütle. Çekinerek. Çekinceyle. Sallanan bir şekilde. Tereddütlü bir şekilde.

Wave aside : Reddetmek. İstememek. Kabul etmemek. Bir kenara bırakmak.

Wave band : Dalga bantı. Ses dalgası. Hava iletişim kuşağı gibi özel kullanıma ayrılmış sıklık kuşakları. Radyo dalgaları mesafesi. Radyo dalga. Dalga kuşağı. Telsiz dalga mesafesi.

Waverings : Sarsak. Bocalayan. Sallanan. Tereddüd eden. Tereddütlü.

İngilizce Waver Türkçe anlamı, Waver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Careens : Karinaya bastırmak. Yan yatırmak (gemi). Bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek veya ilerlemek (motorlu araç). Yalpalamak. Sarsılmak. Yan yatmak (gemi). Yan yatırmak gemi. Karina etmek. Yalpa yapmak.

Waffle : Zırvalama. Gofret. Saçma sapan konuşmak. Zırvalamak. Gofre veya bir çeşit gözleme. Saçma. Gevelemek. Saçmalamak. Pasta. Bir tür gözleme.

Demurred : Zorluk çıkarmak. İtiraz etmek. Duraksama. İtiraz. Karşı çıkmak. Kabul etmemek. Tereddüt. Karşı koymak. Etmek.

Bend the knee : Diz çökmek. Yola gelmek. Karşısında diz çökmek. Üstünlüğünü kabul etmek.

Boggle : Korkmak. Yanaşmamak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Ürkmek. Şaşırtmak. Becerememek. Çekinmek. Ürkütmek. İrkilmek. Duralamak.

Come to a stop : Durağa gelmek. Durmak.

Baulked : İnat etmek. Kaçınmak. Durdurmak. Ayak diremek. İnatla yürümemek. Engellemek.

Acquiesces : Katlanmak. Ses çıkarmamak. Kabullenmek. Muvafakat etmek. Karşı çıkmamak. Normal karşılamak. Razı olmak. Kabul etmek.

 

Hover : Havada durmak. Havada bir yerin üzerinde durmak. Bekleyip durmak. Etrafında gezinmek. Üstünde uçmak. Fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak. Civciv yuvası.

Hesitate : Teklemek. İkirciklenmek. Duralamak. Tereddütte bulunmak. Çekinmek. Tereddütte kalmak. Tereddütte olmak.

Waver synonyms : linger over, careened, librated, declines, juddered, bow down, judder, bow to, halt, fluctuate, careening, dilly dallying, balk at, ebbs, fluttered, flusters, demur, pulsate, dawdled, oscillated, be on the decline, baulks, back down, bends, balk, bob, dwell on, dithered, oscillate, bend, pulsated, dillydallies, wavered.

Waver zıt anlamlı kelimeler, Waver kelime anlamı

Stand still : Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak.

Waver ingilizce tanımı, definition of Waver

Waver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sapling left standing in a fallen wood. To move one way and the other. Hence, to totter. To flutter. To reel. To play or move to and fro. To swing.