Wavered türkçesi Wavered nedir

Wavered ile ilgili cümleler

English: He wavered between going home and remaining at work in the office.
Turkish: Eve gitmek ve ofiste işte kalmak arasında tereddüt etti.

Wavered ingilizcede ne demek, Wavered nerede nasıl kullanılır?

Waverer : Bocalayan kimse. Kararsız olan kimse. Tereddüd eden kimse. Tereddüt eden kimse.

Waverers : Kararsız olan kimse. Tereddüt eden kimse. Tereddüd eden kimse. Bocalayan kimse.

Flag waver : Aşırı milliyetçi. Şoven.

Waver : Duraklamak. Duraksamak. Bocalamak. Boyun eğmek. Sürekliliğini yitirmek. Titreşmek. Tereddüd etmek. (alev) titremek. Muallakta kalmak. Sallanmak.

Wavering : Sallanan. Sarsak. Bocalayan. Tereddüd eden. Tereddütlü.

Waveringly : Sallanarak. Tereddütlü olarak. Çekinerek. Tereddütlü bir şekilde. Tereddütle. Tereddütlüce. Çekinceyle. Sallanan bir şekilde. Tereddütte kalarak.

Unwavering : Tereddütsüz. Sarsılmaz. Sabit. Değişmez.

Wave around : Savurmak.

Unwaveringly : Sarsılmaz bir şekilde. Tereddütsüzce. Tereddütsüz bir şekilde. Kararlılıkla. Sebatlıca. Düşünmeden. Azimle. Kati bir şekilde.

Wavers : Tereddüd etmek. Titreşmek. (alev) titremek. Muallakta kalmak. Sendelemek. Sallanmak. Tereddüt etmek. Titremek. Duraksamak. Bocalamak.

 

İngilizce Wavered Türkçe anlamı, Wavered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wavered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Splashed : Yıkanmak. Cup diye düşmek. Püskürme. Serpmek. Sıçratmak. Serpiştirmek. Yağmak. Sıçramak. Reklamını yapmak. Suya çarpmak.

Floundered : Çırpınmak. Şaşırıp kalmak. Bata çıka yürümek. Batmamak. Boşuna çabalamak. Çabalamak. Debelenmek. Çabalama. Bata çıka ilerlemek.

Judders : Titreşim. Titreme. Sarsılmak.

Fluctuated : Değişmek. Dalgalanmak. Kararsız olmak. Azalıp çoğalmak. Yükselip azalmak. Yükselip alçalmak. Düzensiz hareket etmek. İnip çıkmak.

Pauses : Ara vermek.

Dodders : Bağboğan. Şeytansaçı. Küsküt. Bağbozan bitki. Titremek (yaşlılıktan). Cinsaçı. Yaşlılık nedeniyle titremek. Titremek yaşlılıktan.

Favorite : En çok beğenilen. Kazanacağına inanılan yarışçı. Gözde. Favori. İkbal. En çok sevilen. Sevgili.

Bickered : Pırıldamak. Didişmek. Şırıldamak. Atışmak. Münakaşa etmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Tartışmak. Çekişmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Lagging behind : Geri kalmak. Gecikmek.

Crusted : Eski. Kabuklu. Kabukla kaplanmış. Koyu. Antika. Tortulu. Aşırı.

Wavered synonyms : cloaked, dust covered, drenched in, arillate, snow clad, mud beplastered, moon splashed, preferent, thickspread, crustlike, sun drenched, ariled, dangle, flounder, flusters, dilly dallying, moss grown, drenched, wavers, demurring, demur, loved, halt, dither, blunders, fluctuate, blanketed, plastered, faltered, dawdled, flickered, dangles, fibrillated.

Wavered zıt anlamlı kelimeler, Wavered kelime anlamı

Bare : Çıkarmak. Açığa çıkartmak. Süssüz. Yalın. Tamtakır. Açmak. Gözle görülür hale getirmek. Açık. Açılmak. Boş.

Unloved : Beğenilmemiş. Sevilmemiş.