Pauses türkçesi Pauses nedir

Pauses ingilizcede ne demek, Pauses nerede nasıl kullanılır?

Pause indexing : Dizin oluşturmayı duraklat.

Pause macro : Makro beklet.

Pause printing : Yazdırmayı duraklat.

Pause recorder : Kaydediciyi beklet.

Pause slideshow until done playing : Yürütme bitene kadar slayt gösterisini duraklat.

Paused : Duraksamak. Tereddüd etmek. Bekletildi. Durduruldu. Duraklatılmış. Ara vermek. Duraklatılan. Duraklamak. Durakladı. Durdurulmuş.

Compensatory pause : Kompansatuar pause. Kompansatör.

Aeropause : Henüz onun ötesinde insanlı uçuşlar yapmanın imkansız olduğu yeryüzü atmosferinin dış tabakası. Üst atmosfer tabakları. Aeropoz.

Give one pause to : Birinin durup düşünmesine neden olmak. Birini endişelendirmek. Birini düşündürmek.

Create paused : Yaratma duraklatıldı.

İngilizce Pauses Türkçe anlamı, Pauses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pauses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balk : Engel olmak. Ayak diremek. Kaçınmak. Yürümemekte direnmek. Önünü kesmek. İnatla yürümemek. Engellemek. İnat etmek. Anlaşmaya yanaşmamak.

Discontinuing : Bırakmak. Kesmek. Durmak. Durdurmak. Sona ermek. Son vermek. Devam etmemek.

Breaks : Yenmek. Bozdurmak. Batırmak. Çözmek. Söylemek. Kırmak. Akma kırışıkları. Kesmek. Kırılmak. Ağarmak.

 

Discontinued : Son vermek. Bırakmak. Durdurmak. Artık üretilmeyen. Kesmek. Durmak. Sona ermek. Sonlanmış. Baskısı tükenmiş.

Oscillate : Sallanmak. Tereddüt etmek. Çalkanmak. Sarkaç gibi sallanmak. Kararsız olmak. Dalgalanmak. Salınmak. Titremek.

Dithers : Tereddüt etmek. Eli ayağı titremek. Eli ayağına dolanmak. Kararsız olmak. Telaşa kapılmak. Panik yapmak. Kıpırtılandırmak. Titremek.

Evoke : Anımsatmak. Andırmak. Aklına getirmek. Uyandırmak. Neden olmak. Ruh çağırmak. Hissettirmek. Çağrışım yapmak. Yol açmak.

Baulked : Kaçınmak. İnat etmek. İnatla yürümemek. Ayak diremek. Durdurmak. Engellemek.

Intermit : Kesilmek. Bir süre kesilmek. Durdurmak. Bir zaman için stop etmek veya durdurmak. Durmak. Tatile girmek. Tatil olmak.

Facilitate : Kolaylık getirmek. Kolaylaştırmak. Olanak sağlamak. Rahatlatmak. Yardım etmek. Çabuklaştırmak. Hafifletmek. Olanak tanımak.

Pauses synonyms : hem and haw, pioneer, pause, falter, break, shape, balking, lags, halts, hesitated, engender, halted, baulking, create, come to a stop, make, adjourn, do, interrupting, halt, pausing, move, faltered, influence, propel, force, balks, hesitates, be vague about something, call forth, intermits, lagged, lag.

Pauses zıt anlamlı kelimeler, Pauses kelime anlamı

Dissuade : Çelmek. Kandırmak. Caydırmak. Aklını çelmek. Fikrini çelmek. Cesaret kırmak. Vazgeçirmek. Vazgeçirtmek.

Stay in place : Yerinde kalmak.