Wavering türkçesi Wavering nedir

Wavering ile ilgili cümleler

English: You are wavering.
Turkish: Titriyorsun.

English: Having made an unwavering decision, he started to make plans to fulfill his dreams.
Turkish: Değişmez bir karar verdikten sonra, o, hayallerini gerçekleştirmek için planlar yapmaya başladı.

English: Ali is wavering.
Turkish: Ali bocalıyor.

Wavering ingilizcede ne demek, Wavering nerede nasıl kullanılır?

Waveringly : Çekinerek. Çekinceyle. Sallanan bir şekilde. Tereddütlüce. Tereddütlü bir şekilde. Tereddütte kalarak. Sallanarak. Tereddütle. Tereddütlü olarak.

Waverings : Sarsak. Sallanan. Tereddüd eden. Bocalayan. Tereddütlü.

Unwavering : Sabit. Sarsılmaz. Tereddütsüz. Değişmez.

Unwaveringly : Kati bir şekilde. Sarsılmaz bir şekilde. Sebatlıca. Tereddütsüz bir şekilde. Kararlılıkla. Azimle. Tereddütsüzce. Düşünmeden.

Flag waver : Aşırı milliyetçi. Şoven.

Waver : Muallakta kalmak. Titreşmek. Bocalamak. Tereddüt etmek. Titremek. Tereddüd etmek. Sallanmak. Duraklamak. Boyun eğmek. (alev) titremek.

Waverers : Kararsız olan kimse. Tereddüt eden kimse. Bocalayan kimse. Tereddüd eden kimse.

Wave aside : Bir kenara bırakmak. Kabul etmemek. İstememek. Reddetmek.

Waverer : Tereddüt eden kimse. Tereddüd eden kimse. Bocalayan kimse. Kararsız olan kimse.

 

Wave band : Ses dalgası. Dalga kuşağı. Telsiz dalga mesafesi. Hava iletişim kuşağı gibi özel kullanıma ayrılmış sıklık kuşakları. Radyo dalgaları mesafesi. Radyo dalga. Dalga bantı.

İngilizce Wavering Türkçe anlamı, Wavering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wavering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Irresolution : Tereddüt. Kararsızlık. Tereddüd.

Jolty : Düzensiz. Titrek. Sarsıntılı.

Clumsy : Biçimsiz. Alık. Beygir gibi. Görgüsüz. Sakar. Hödük. Beceriksiz. Kullanışsız. Acemi.

Wobblers : Baş kısmı büyük oyuncak biblo. Sulh ceza ve veya veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç. Genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak. Yalpalayıcı. Yalpalayan. İki fikir arasında gidip gelen. Yalpalaç.

Unresolved : Ayrışmamış. Kararsız. Çözümlenmemiş. Çözünmemiş.

Vacillation : Tereddüd. Bocalama. Sallanma. Sendeleme. Kararsızlık. Tereddüt.

Pendulous : Pendülöz. Asılı. Sarkık. Sarkan.

Wobbler : Sulh ceza ve veya veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama. Baş kısmı büyük oyuncak biblo. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç. Yalpalayıcı. Genelde ünlü kişilerin bire bir kopyası olan başı vücudundan büyük ve kafası yayla sallanan oyuncak. İki fikir arasında gidip gelen. Yalpalayan. Yalpalaç.

Hesitating : İkircikli davranma. Ağırdan alma. Tereddüt etme. Duraksama. Tereddüt eden. Duraksayan. İşkilli davranma. Kararsız davranma.

 

Oscillatory : Dalgalanan. Osilatuar. Titreşimli. Salınımlı. Salınan. Osilasyon ile karakterize edilen. Kararsız. Değişken. Fikirler arasında gidip gelen.

Wavering synonyms : vacillant, vacillating, hoverers, rockiest, balkers, halting, dickey, hesitant, dickeys, rocking, blundering, dickies, clumsier, dicky, wabbly, doddering, indecisiveness, floundering, cack handed, irresolute, flappiest, agitational, flappier, reluctant, flappy, fluttery, suspensive, dickeybird, clumsiest, balked, lurching, fluctuating, doddery.

Wavering zıt anlamlı kelimeler, Wavering kelime anlamı

Resolute : Dirençli. Yürekli. Kuvvetli. Metin. Cesur. Dayanıklı. İradeli. Azimli. Kararlı. Yavuz.

Regularity : Düzenli olma. Düzgünlük. Sık sık yinelenen ve belli bir nedensellik bağı içerdiği izlenimini veren sürgit ya da süreğen oluşum. Devamlılık. Nizam. Düzen. Düzenli biçimde olma. İntizam. Doğruluk. Düzenlilik.