Hesitating türkçesi Hesitating nedir

  • Kararsız davranma.
  • [#tereddüt Tereddütlü].
  • Tereddüt eden.
  • Duraksayan.
  • Duraksama.
  • İkircikli davranma.
  • Tereddüt etme.
  • İşkilli davranma.
  • Ağırdan alma.

Hesitating ile ilgili cümleler

English: Ali's hesitating.
Turkish: Ali tereddüt ediyor.

English: Far from hesitating, she willingly offered to help me.
Turkish: Tereddütten uzak, isteyerek bana yardım etmeyi önerdi.

English: While I was standing there hesitating, a group of soldiers entered the restaurant, maybe eight or nine young men.
Turkish: Ben orada tereddüt ederek ayakta dururken, bir grup asker restorana girdi, belki sekiz ya da dokuz genç adam.

Hesitating ingilizcede ne demek, Hesitating nerede nasıl kullanılır?

Hesitatingly : Duraksayarak. Tereddüdle. Tereddütle.

Unhesitating : Tereddüd etmeden. Tereddüdsüz. Tereddütsüz.

Unhesitatingly : Tereddütsüz. Tereddütsüz bir şekilde.

Hesitation : Duraksama. Tereddüd. Takılma. İkircim. Çekinme. Duraklama. Tereddüt. İkircik.

Hesitations : Çekinme. Duraksama. Tereddüd. Takılma.

Hesitaters : İşkilli. Tereddüt eden. İkircikli kimse. Duraksayan. Ağırdan alan. Kararsız.

Hesitates : Tereddüd etmek. Teklemek. Duraksamak. Çekinmek.

Without hesitation : Tereddütsüz. Çekinmeden. Tereddüt etmeden. Hiç duraksamadan. Tereddüdsüz.

Hesitative : Ağırdan almaya sebep olan. Çekinceli. İkirciklilik yaratan. Kararsız. Kararsızlık oluşturan. Duraksamaya neden olan. İşkillilik yaratan. Tereddüt edici.

 

Hesitance : Kararsızlık. Duraksama. Tereddüt. Tereddüd.

İngilizce Hesitating Türkçe anlamı, Hesitating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hesitating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waverings : Sallanan. Sarsak. Bocalayan. Tereddüd eden.

Faltering : Bocalayan. Sendeleme. Tereddüdlü. Kem küm. Kararsız. Titrek (ses). Tutuk. Duraksamalı.

Reluctance : Manyetik direnç. İsteksizlik. Tereddüt. Gönülsüzlük. Mıknatıssal direnç. Bir konuşu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişilerin ilgilerinin yeterince çekilmediği ya da güdülenmedikleri durumlarda içine düştükleri gönülsüzlük durumu. Direnç. Manyetik direni. Ayak sürüme.

Hesitation : Duraklama. Tereddüt. Tereddüd. Takılma. İkircim. Çekinme. İkircik.

Demurred : Tereddüt etmek. Karşı çıkmak. İtiraz. Tereddüt. Karşı koymak. Kabul etmemek. İtiraz etmek. Etmek. Zorluk çıkarmak.

Chinless : Utangaç. Kararsız. Çatlak olmayan. Çenesiz. Korkak. Ürkek.

Procrastination : Tehir. Oyalanma. Geciktirme. Vakit öldürme. Erteleme.

Hesitant : İkircimli. Mütereddit. Tutuk. Kuşkulu. Mızmız. Kararsız. Tereddüdlü. Duruksun.

Balkers : İlerlemeyi reddeden. Kararsız kalan. Bocalayan. İnat eden.

Reluctant : İsteksiz. Gönülsüz. Ağırdan alan. İsteği olmayan.

Hesitating synonyms : indecisiveness, hesitater, wavering, indecisive, averseness, wabbly, thought twice, uncertain, balked, foot dragging, undecided, wabble, dilatoriness, balker, hesitancies, vacillatory, wabbles, demurs, scrupling, indetermination, suspensive, hesitaters, hoverer, indecision, unresolved, demurring, irresolute, hesitancy, dawdling, yea and nay, hesitance, vacillators, hesitator.

Hesitating zıt anlamlı kelimeler, Hesitating kelime anlamı

Decisive : Kararlı. Azimli. Nihai. Kesinkes. Sonuç üzerinde rol oynayan. Belirleyici. Sonuca götüren. Kati. Kesin. Kesin sonuca ulaştıran.