Hesitative türkçesi Hesitative nedir
- Çekinceli.
- Kararsızlık oluşturan.
- İşkillilik yaratan.
- Ağırdan almaya sebep olan.
- Tereddüt edici.
- Kararsız.
- Duraksamaya neden olan.
- İkirciklilik yaratan.
Hesitative ingilizcede ne demek, Hesitative nerede nasıl kullanılır?
Hesitating : Tereddütlü. Kararsız davranma. Ağırdan alma. Duraksama. Duraksayan. Tereddüt etme. İkircikli davranma. İşkilli davranma. Tereddüt eden.
Hesitatingly : Duraksayarak. Tereddüdle. Tereddütle.
Hesitation : İkircik. İkircim. Tereddüd. Çekinme. Takılma. Duraksama. Tereddüt. Duraklama.
Hesitations : Çekinme. Takılma. Duraksama. Tereddüd.
Without hesitation : Tereddüdsüz. Tereddüt etmeden. Tereddütsüz. Çekinmeden. Hiç duraksamadan.
Hesitated : Tereddüt etmek. Duralamak. Tereddütte kalmak. Tereddütte olmak. Çekinmek. Teklemek. Tereddüd etmek. İkirciklenmek. Duraksamak. Tereddütte bulunmak.
Hesitaters : Duraksayan. Ağırdan alan. İşkilli. İkircikli kimse. Tereddüt eden. Kararsız.
Hesitance : Kararsızlık. Duraksama. Tereddüd. Tereddüt.
He who hesitates is lost : Tereddüt eden kaybeder. Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer.
Unhesitating : Tereddüd etmeden. Tereddütsüz. Tereddüdsüz.
İngilizce Hesitative Türkçe anlamı, Hesitative eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hesitative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Waver : Tereddüd etmek. Sürekliliğini yitirmek. Duraklamak. (alev) titremek. Boyun eğmek. Duraksamak. Bocalamak. Tereddüt etmek. Sallanmak. Titreşmek.
Boggle : Yanaşmamak. Ürkütmek. Duralamak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Ürkmek. Çekinmek. Şaşırtmak. Becerememek. İrkilmek. Korkmak.
Unwillingness : İsteksizlik. Gönülsüzlük. Razı olmama. İstememe.
Vibrate : Titremek. Titretmek.
Indisposition : Keyifsizlik. İndispozisyon. Kırıklık. Rahatsızlık. Gönülsüzlük. İsteksizlik.
Dangerous : Riskli. Tehlikeli ve zehirli maddeler. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Muhataralı. Korkulu. Tehlikeli. Patlayıcı. Parlayıcı.
Astable : Sabit olmayan.
Oscillate : Sallanmak. Sarkaç gibi sallanmak. Sallandırmak. Tereddüt etmek. Tereddüd etmek. Bocalamak. Salınmak. Kararsız olmak. Dalgalanmak.
Dwell on : Bir konu üzerinde durmak. Uzatarak söylemek. Çok düşünmek. (bir konunun) üzerinde durmak. Üzerinde kafa patlatmak. Üzerinde durmak. Üstelemek. Üzerinde durmak (bir konu).
Falter : Hızını kaybetmek. Azalmak. Tereddüd etmek. Sarsılmak. Duraklamak. Sersem sersem yürümek. Düşmek. Duraksamak. Titrek bir sesle konuşmak. Yalpalamak.
Hesitative synonyms : linger over, erratics, riskier, reluctance, dubious, slothfulness, sloth, double minded, excursive, vacillate, changeable, chinless, involuntariness, blow hot and cold, astatic, disinclination, riskiest, hesitancy, ambivalent, doubt, hover, erratic, baffling, risky, waffle, linger, dillydallied, doubtful, changeful, chanqeable.
Hesitative zıt anlamlı kelimeler, Hesitative kelime anlamı
Willingness : İçinden gelme. Hüsnüniyet. Gönüllülük. İyi niyet. İsteyerek yapma. İsteklilik.
Thoughtless : Bencil. Ahmak. Dikkatsiz. Pervasız. Tasasız. Savruk. Kaygısız. Patavatsız. Düşüncesiz. Hesapsız kitapsız.
Hesitative ingilizce tanımı, definition of Hesitative
Hesitative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Showing, or characterized by, hesitation.

Bu kısımda Hesitative kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hesitative ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hesitative anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hesitative ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.