Flooder türkçesi Flooder nedir

  • Suya batırıcı.

Flooder ingilizcede ne demek, Flooder nerede nasıl kullanılır?

Flooders : Suya batırıcı. Gelgitte suyun en yüksek durumu. Giyen için çok kısa olan pantalon. Gelgit suları. Paçaları bileklerin üzerinde son bulan pantalon (argo terim).

Flooded : Su altında kalmış. Suyla kaplı. Suyla kaplanmış veya su basmış. Boğulmuş. Taşmış. Su basmış.

Be flooded : Sel altında kalmak. Boğulmak (motor). Su basmak.

Flood and ebb : Kabarma-alçama. Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra olağan düzeyden aşağı inmesi olayı.

Flood control : Feyezan kontrolü. Taşkın denetimi. Sel kontrolü. Sel kontrolu. Taşkın kontrolü.

Flood level : Taşkın düzeyi. Taşma düzeyi.

Flood discharge : Taşkın akımı. Feyezan deşarjı.

Flood disaster : Sel felaketi. Sel afeti. Taşkın felaketi.

Flood in : Akın akın gelmek. Güruh halinde gelmek. Sel gibi akmak. Sel gibi gelmek. Yığılmak. Sel basmak.

Flood lamp : Projektör. Pröjektör. Işıldak.

İngilizce Flooder Türkçe anlamı, Flooder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flooder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aquilegia : Haseki küpesi. Hasekiküpesi.

Blazing star : Kabakulak otu. Yılan kökü. : zeravent. Zeravent. Kurtluca. İşaret çiçeği. Değnek çiçeği. Karaasma. Meşecik. Beyaz loğusaotu.

 

Parquet : Sıva. Parke kaplamak. Parter. Parke döşemek. Gösteri salonlarında orkestraya bitişik bölüm. Parke.

Gentian : Kantaron. Kantarongiller (gentianaceae) familyasından, rizomlu, sarı çiçekli, çok yıllık otsu bir bitki. jansiyan. Yılan otu. Yılanotu. Gentiyan. Centiyana. Centiyan.

Flowering plant : Çiçek açan bitki. Çiçen açan bitki. Tohumlu bitki. Çiçekli bitki. Çiçek veren bitki.

Veronica : Hazreti isa'nın resmi. Kadın ismi. Basur otu. İlkbahar mavisi. Yavşanotu. Veronika. Yavşan otu.

Vervain : Mine çiçeği. Mineçiçeği. Güvercinotu.

Calla : Kala. Kalla zambağı. Calla zambağı. Gelinçiçeği. Avrupa'nın kuzeyi ve kuzey amerika'da bulunan bataklık bitkisi. Sarı çiçeklerin başağını çevreleyen beyaz bir taçyaprağı ve uzun sivri yaprakları olan subtroopikal bir grup bitki.

Speedwell : Yavşanotu (botanik terimi). Yavşanotu. Veronika.

Sowbread : Tavşankulağı. Sıklamen. Güney avrupa'ya özgü olan ve beyaz veya pembe çiçekli tavşankulağı. Buhurumeryem.

Flooder synonyms : commelina, cyclamen hederifolium, umbrellawort, sea poppy, bellwort, adonis annua, callistephus chinensis, globe amaranth, painted daisy, stemless daisy, achimenes, brachycome iberidifolia, saintpaulia ionantha, horizontal surface, gazania, bachelor's button, cyclamen purpurascens, chrysanthemum coccineum, chrysanthemum leucanthemum, erysimum asperum, dahlia pinnata, polianthes tuberosa, spathiphyllum, baby's breath, tellima affinis, spring beauty, cape marigold, kingfisher daisy, yellow ageratum, linaria vulgaris, blue eyed african daisy, centaurea imperialis, bessera elegans.

 

Flooder zıt anlamlı kelimeler, Flooder kelime anlamı

Ride : Arabayla gezmek. Geçmek (yol). Binmek. Yüzmek. Taşımak (omuzunda vb). Binmek (at veya bisiklet). Kafa bulmak. Süzülmek. Üst üste binmek. Arabaya binmek (sürmeden).

Empty : Aç. Boşalmak. Anlamsız. Boşuna. Dökmek. Dökülmek. Akıtmak. Boş. Saçma. İçeriksiz.

Flooder ingilizce tanımı, definition of Flooder

Flooder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who floods anything.