Flooded türkçesi Flooded nedir
- Boğulmuş.
- Suyla kaplanmış veya su basmış.
- Su altında kalmış.
- Taşmış.
- Suyla kaplı.
- Su basmış.
Flooded ile ilgili cümleler
English: The river flooded a large area.
Turkish: Nehir geniş bir alanı su altında bıraktı.
English: The market was flooded with foreign goods.
Turkish: Pazar yabancı mallarla dolup taşıyordu.
English: Phnom Penh was flooded two or three days ago.
Turkish: Phnom Penh'i iki ya da üç gün önce sel bastı.
English: Since Tom's Tavern has started offering a delivery service too, it has been flooded with phone calls.
Turkish: Tom'un tavernası da bir teslimat hizmeti sunmaya başladığından beri taverna telefon görüşmeleriyle dolup taşıyor.
English: A giant wave flooded the canoe.
Turkish: Dev dalga Kanoyu sular altında bıraktı.
Flooded ingilizcede ne demek, Flooded nerede nasıl kullanılır?
Be flooded : Su basmak. Sel altında kalmak. Boğulmak (motor).
Flooder : Suya batırıcı.
Flooders : Suya batırıcı. Gelgitte suyun en yüksek durumu. Giyen için çok kısa olan pantalon. Paçaları bileklerin üzerinde son bulan pantalon (argo terim). Gelgit suları.
Flood and ebb : Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra olağan düzeyden aşağı inmesi olayı. Kabarma-alçama.
Flood control : Sel kontrolu. Taşkın kontrolü. Sel kontrolü. Taşkın denetimi. Feyezan kontrolü.
Flood of emotions : Duygu veya sevgi seli.
Flood level : Taşma düzeyi. Taşkın düzeyi.
Flood gate : Taşkın kapağı. Boşaltma vanası.
Flood in : Sel gibi gelmek. Sel basmak. Güruh halinde gelmek. Sel gibi akmak. Yığılmak. Akın akın gelmek.
Flood lamp : Projektör. Işıldak. Pröjektör.
İngilizce Flooded Türkçe anlamı, Flooded eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flooded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Food for fishes : Balık yemi olmuş.
Inundated : Gömülmüş. (su ile) kaplanmış. Batmış. Sel basmış. Gark olmuş. Taşacak kadar dolmuş.
Strangled : Boğazlamak. Boğuk. Boğarak öldürmek. Boğmak. Bastırmak. Tutmak. Gelişimini engellemek.
Spillover : Sıçramış miktar. Dağılma. Açılma etkisi. Dışsal ekonomiler. Dağılmış miktar. Taşmış miktar. Taşmış şey. Taşma.
Drowned : Su veya başka türlü bir sıvıya batmış.
Asphyxiated : Oksijensiz kalmış. Oksijensiz bırakmak. Boğmak.
Afloat : Gemide. Dolaşmakta (söylenti v.s.). Yüzen. Yüzmekte olan. Su dolmuş. Su üstünde. Yüzer durumda. Yüzerek. Denizde.
Full : Komple. Yıkayıp çektirmek. Doluluk. Yıkayıp büzmek. Kalın. Çırpmak. Dolu şey. Tok. Dolu.
Waterlogged : (renk) açık. Su dolu. Suyla dolu. Su emmiş. Suya doygun. Islatılmış. Sulak.
Awash : Suda yüzen. Su seviyesinde. Su düzeyinde. Suyla örtülü. Dalgalarla yıkanmış. Dalgalarla yıkanan. Su seviyesi ile beraber. Dalgalarla sürüklenen.
Flooded synonyms : choked, whelmed, water logged, overflowing.
Flooded zıt anlamlı kelimeler, Flooded kelime anlamı
Empty : Abuk sabuk. Tahliye etmek. İçini çıkarmak. İçini boşaltmak. Anlamsız. Boşaltmak. Yoksun. İçeriksiz. Dökülmek.

Bu kısımda Flooded kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flooded ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flooded anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flooded ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.