Flooders türkçesi Flooders nedir

  • Gelgitte suyun en yüksek durumu.
  • Paçaları bileklerin üzerinde son bulan pantalon (argo terim).
  • Suya batırıcı.
  • Giyen için çok kısa olan pantalon.
  • Gelgit suları.

Flooders ingilizcede ne demek, Flooders nerede nasıl kullanılır?

Flooder : Suya batırıcı.

Flooded : Boğulmuş. Su basmış. Suyla kaplı. Su altında kalmış. Taşmış. Suyla kaplanmış veya su basmış.

Be flooded : Sel altında kalmak. Su basmak. Boğulmak (motor).

Flood and ebb : Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra olağan düzeyden aşağı inmesi olayı. Kabarma-alçama.

Flood control : Taşkın kontrolü. Sel kontrolü. Taşkın denetimi. Feyezan kontrolü. Sel kontrolu.

Flood lamp : Pröjektör. Işıldak. Projektör.

Flood lighting : Projektör. Pilot kabini aydınlatma lambası.

Flood of emotions : Duygu veya sevgi seli.

Flood damage : Taşkın zararı. Sel tahribatı. Sel zararı. Sel hasarı.

Flood gate : Boşaltma vanası. Taşkın kapağı.

İngilizce Flooders Türkçe anlamı, Flooders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flooders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Europe : Avrupa. Komitesi.

Awash : Su düzeyinde. Suda yüzen. Dalgalarla yıkanan. Su seviyesinde. Dalgalarla yıkanmış. Dalgalarla sürüklenen. Su seviyesi ile beraber. Suyla örtülü.

 

Afloat : Yüzer durumda. Su üstünde. Gemide. Denizde. Yüzmekte olan. Su basmış. Su içinde. Suda. Yüzen. Yüzerek.

Inundated : Batmış. Sel basmış. Gark olmuş. Gömülmüş. (su ile) kaplanmış. Taşacak kadar dolmuş. Boğulmuş.

Full : Yıkayıp büzmek. Yıkayıp çektirmek. Tok. Dolu. Komple. Dolu şey. Kalın. Öz. Çırpmak. Tam.

Overflowing : Taşan. İmanına kadar. Bolluk. Coşkun. Su taşması. Taşkın. Taşma. Taşkınlık. Pek bol. Aşma.

Flooders synonyms : flooder.

Flooders zıt anlamlı kelimeler, Flooders kelime anlamı

Empty : Abuk sabuk. Dökülmek. Akıtmak. Boşalmak. Aç. Tahliye etmek. İçini boşaltmak. Yoksun. İçini çıkarmak.