Flowed türkçesi Flowed nedir

Flowed ile ilgili cümleler

English: After the heavy rains, the river overflowed its banks.
Turkish: Sağanak yağışlardan sonra nehir yatağından taştı.

English: The river overflowed its banks and flooded the fields around it.
Turkish: Nehir kendi kıyılarını aştı ve çevresindeki alanları sel bastı.

English: Blood flowed from the wound.
Turkish: Yaradan kan aktı.

English: The river flowed over its banks.
Turkish: Nehir taştı.

English: Champagne flowed all night.
Turkish: Şampanya, bütün gece aktı.

Flowed ingilizcede ne demek, Flowed nerede nasıl kullanılır?

Overflowed : Dışına taşmak. Azmak. Dolup taşmak. Taşmak. Su basmak. Azıtmak. Coşmak.

Flower : Çiçek vermek. Çiçek. Çiçek açmak.

Flower arrangement : Çiçek tanzimi. Çiçek aranjmanı.

Flower bearing : Çiçekli.

Flower bed : Çiçeklik. Tarh. Çiçek tarhı. Ocak.

Flower children : Barış aşk ve basit idealleri benimseyen (özellikle 1960'larda hippiler) ve klasik değerleri reddeden genç insanlar. Çiçek çocukları. Çiçek çocuklar. Hippiler.

Flower envelope : Periant. Çiçekli bitkilerde çanak ve taç yaprakların tamamına verilen isim.

Flower child : Hippi. Çiçek çocuk. Çiçek çocuğu.

 

Flower de luce : İlk kez fransa'nın kraliyet sembolü olarak seçilen çiçek. (botanik) iris çiçek or iris bitki.

Flower garden : Çiçeklik. Çiçek bahçesi. Gülistan.

İngilizce Flowed Türkçe anlamı, Flowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appeasing : Gidermek. Gönlünü almak. Sakinleştirmek. Yatıştırıcı. Azaltmak. Hafifletmek. Yatıştıran. Yatıştırmak. Yatıştırma.

Alleviating : Teskin etmek. Hafifletmek. Dindirmek. Yatıştırmak. Azaltmak.

Brim over : Çok olmak. Taşmak (su vb). Fazla gelmek. Fazla olmak. Çok gelmek. İçi içine sığmamak.

Coin : Küçük birimler üzerine basılmış madeni para. Madeni para. Madeni para basmak. Sözcük uydurmak. Deyim bulmak. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Uydurmak. Bozuk para. Söz türetmek.

Come down : Önemsizleşmek. Burnu sürtülmek. Fiyatı düşmek. Gözden düşmek. Ucuzlamak. Düşmek. İnmek. Geçmek. Çökmek. (fiyat) düşmek.

Catches : Takılmak. Maruz kalmak. Geçmek. Baskın yapmak. Cezbetmek. Kilit mandalları. Kapmak. Edinmek (alışkanlık). Gafil avlamak. Tutunmak.

Cosmos : Acun. Düzen. Kozmos. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen tüm varlıklar. Sistem. Kainat. Kozmos çiçeği. Evren.

Scabious : Uyuzlu. Kumotu. Kaşıntılı. Uyuzotu. Uyuz. Eski hekimlikte uyuza karşı kullanılan ve yurdumuzda sıkça rastlanan çiçekli bitki; şeytanotu, keçiotu, kumotu.

Circuited : Turneye çıkmak. Devretmek. Etrafında dönmek.

 

Flowed synonyms : gypsophila paniculata, scorpionweed, pheasant's eye, lonas inodora, centaurea moschata, woodland star, blue daisy, erysimum arkansanum, amberboa moschata, globe amaranth, shortia, erysimum cheiri, nyctaginia capitata, conoclinium coelestinum, eupatorium coelestinum, pericallis cruenta, spring beauty, cape marigold, western wall flower, erysimum asperum, saponaria vaccaria, nigella, scarlet musk flower, sweet rocket, stokesia laevis, umbrellawort, ox eyed daisy, virginia stock, swan river daisy, pebble plant, tithonia, bachelor's button, cosmea.

Flowed zıt anlamlı kelimeler, Flowed kelime anlamı

Rise : Terfi etmek. Ayağa kalkmak. Yukarı kalkmak. Açılmak. Artmak. Zam. Doğmak (güneş). Havalanmak. Yükseliş. İyileşmek.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yükselmek. Ağmak. Yukarı çıkmak. Ziyadeleşmek. Tahta çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Çıkmak. Artmak.

Raise : Yükseltmek. Öndürmek. Büyütmek (çocuk). Beslemek. Zam. Büyütmek. Yetiştirmek. Yükselme. Yokuş. Artırmak.

Flowed antonyms : unsealed, open, unobstructed.