Fluency türkçesi Fluency nedir

  • Selaset.
  • Akıcı anlatım.
  • Akıcılık (dilde).
  • (konuşma) akıcılık.
  • Akıcılık.
  • Fesahat.
  • Akıcı konuşmacılık.
  • Kıvraklık.

Fluency ile ilgili cümleler

English: I was amazed at Tom's fluency in French.
Turkish: Tom'un Fransızcadaki akıcılığına şaşırdım.

English: The fluency of your English is amazing.
Turkish: Senin İngilizcenin akıcılığı şaşırtıcı.

English: My fluency is sufficient for many situations, but not for expressing my — often contradictory — emotions.
Turkish: Benim akıcılığım bir çok durum için yeterlidir, fakat genellikle çelişkili durumlarımı ifade etmek için değil.

English: Bill spoke Japanese with surprising fluency.
Turkish: Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.

English: Mr Sano speaks French with great fluency.
Turkish: Bay Sano büyük bir akıcılık ile Fransızca konuşuyor.

Fluency ingilizcede ne demek, Fluency nerede nasıl kullanılır?

Fluence : Akıcılık. Akış.

Fluencies : Selaset. Akıcılık. Kıvraklık. Fesahat. Akıcılık (dilde). (konuşma) akıcılık. Akıcı konuşmacılık.

Partide fluence : Kesiti "da" olan bir küre üzerine gelen dn parçacık sayısının da'ya oranı. Parçacık akısı.

Affluence : Mebzul. Varlık. Servet. Varsıllık. Bolluk. Zenginlik. Refah. Çokluk.

 

Area of influence : Komutanlık etki sahası.

Back influence : Gizli etki. El altından yapılan tesir.

Confluence : Kesişme noktası. Kavşak. Kalabalık. Irmakların birleşmesi. Birleşme. İzdiham. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Birlikte akma. Bir arada akma.

Be under the influence : Etki altında kalmak.

Confluence analysis : Eş-gidiş çözümlemesi.

Confluences : Kalabalık. Irmakların birleşmesi. Kavşak. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Kesişme noktası. Birlikte akma. İzdiham. Birleşme. Bir arada akma.

İngilizce Fluency Türkçe anlamı, Fluency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lilt : Oynak şarkı. Oynak şarkı söylemek. Hoş bir iniş çıkış (ses tonunda). Oynak hava. Kıvrak makam. Hareketli şarkı. Hızlı hareket.

Lilts : Oynak hava. Oynak şarkı söylemek. Hareketli şarkı. Hoş bir iniş çıkış (ses tonunda).

Fluidities : Akışkanlık. Sıvılık. Değişkenlik. Mayilik. İstikrarsızlık.

Alertness : Açıkgözlük. Gözlemcinin yeni ve beklenmedik durumlar karşısında ya da denetim gerektiren konularda hazırlıklı ve bilinçli olması. Atiklik. Uyanıklık. Tetiklik. Dakiklik.

Fluidity : Sıvılık. Değişkenlik. Mayilik. Akışkanlık. İstikrarsızlık.

Liquidities : Seyyaliyet. Likidite. Nakde çevrilebilirlik. Akışkanlık. Sıvılık. Cari aktifler. Nakit. Likit olma özelliği.

Glib : Dil döken. Düşünmeden konuşan. Kolayca söylenen. Dilli. Yarım yamalak. Akıcı konuşan. Cerbezeli. Çevik. Konuşkan. Üstünkörü.

Lissomeness : Zarafet. Çeviklik. Yumuşaklık. Esneklik.

 

Legerity : Atiklik.

Litheness : Elastikiyet. Esneklik.

Fluency synonyms : communicativeness, volubility, tittup, continuities, articulateness, glibbest, facileness, limberness, agility, fluence, fluencies, agilities, continuity, easiness, fluidness, briskness, fluffiness, skillfulness, glibness, suppleness, glibber.

Fluency zıt anlamlı kelimeler, Fluency kelime anlamı

Unskillfulness : Niteliksizlik. Tecrübesizlik. Becerisizlik. Beceriksizlik. Acemilik. Maharetsizlik. Hünersizlik.

Fluency antonyms : uncommunicativeness, disfluency.

Fluency ingilizce tanımı, definition of Fluency

Fluency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Smoothness. Volubility. Readiness of utterance. The quality of being fluent.