Fluttery türkçesi Fluttery nedir

Fluttery ingilizcede ne demek, Fluttery nerede nasıl kullanılır?

Flutter about : Kaçışmak. Uçuşmak.

Flutter around : Kaçışmak. Uçuşmak.

Flutter the dovecotes : Ortalığı velveleye vermek. Parmak ısırtmak.

Atrial flutter and fibrillation : Kalpte kulakçıkların aşırı derecede çalışması. her iki durum da aşırı kulakçık çalışmasıyla belirgin olup arasında yalnızca frekans ve seyir yönünden farklılık vardır, atriyal fibrilasyon. Atriyal titreme veya titreşimler.

Ventricular flutter and fibrillation : Ventriküler titreme ve titreşim. Kalp kasında oluşan şiddetli iskemik durumlar, toksik ve letal dozda uygulanan kinidin sülfat ve kalp glikozitleriyle zehirlenmeler ve narkoz hataları sonucu ortaya çıkan çok ağır bir kalp aritmisi.

Flutters : Pırlamak. Kanat çırpmak. Çabuk çabuk sallamak. Pırpır etmek. Çırpınır gibi düşmek. Titremek. Dalgalanmak. Çırpınmak. Düzensiz hareket etmek. Pır pır etmek.

Atrial flutter : Atriyal çarpıntı. Kulakçıkların dakikada 200-350 kez atımı ile seyreden, birbirini izleyen düzenli titreşimler biçiminde görülen kalp atım bozukluğu. Atriyal flatter. Kulakçıklarda bir ya da daha fazla hızlı dolaşımdan kaynaklanan bir aritmi.

Flutterers : Yüzeysel kimse. Tedirgin bir şekilde hareket eden kimse veya şey. Huzursuz kimse.

 

Fluttering : Titremek. Kanat çırpmak. Pırpır etmek. Çırpınma. Düzensiz hareket etmek. Çarpıntılı olmak. Flutering. Dalgalanmak. Çırpınmak.

Flutter : Titreme. Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Fluttery Türkçe anlamı, Fluttery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluttery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rocking : Sallanma hareketi. Sallama. Sallanma. Salınım yapma. Salıncaklı. Sallantı.

Exasperated : Bezgin. Bıkmış. Usanmış. Öfkeli. Darılmış. Çileden çıkmış. Endişeli. Bezmiş. Gına gelmiş. Kızdırılmış.

Flappier : Çırpınarak. Sarkık. Kanat çırparak. Gevşekçe asılı. Gevşek.

Acquit : İbra etmek. Ödemek. Temize çıkarmak. Muaf tutmak. Tenzih etmek. Beraat etmek. Aklamak. Suçsuz çıkarmak. Ayrıcalık tanımak. Beraat ettirmek.

Trembliest : Titreşen.

Quaker : Bubi tuzağı. Kuveykır. Bir protestan tarikatı üyesi. Siyah albatros. Bir hristiyan mezhebi.

Soft soap : Pohpohlama. Yağ çekmek. Yağcılık yapma. Arapsabunu. Arap sabunu.

Anxious : Hevesli. Huzursuz. İstekli. Korkuya yol açan. Korkulu. Telaşlı. Çok istekli. Kaygılı. Can atan.

Carried away : Son derece arzu dolu.

Grumblings : Huysuz. Dırdır. Mızırdanma. Dırıltı. Şikayet etme. Homurdanma. Mırıltı. Şikayetçi. Mırıldanma.

 

Fluttery synonyms : flustered, suck up, goosy, quavering, oscillating, adrenalised, doubtful, adrenalized, quivering, shakings, bootlick, discontented, truckle, aquiver, praise, shaking, toady, goosiest, kotow, behave, flappiest, in a lather, astir, goosier, bear, ardent, discomfortable, hoverer, flappy, rockier, blandish, rockiest, atremble.

Fluttery zıt anlamlı kelimeler, Fluttery kelime anlamı

Disparage : Hor görmek. Küçük düşürmek. Küçümsemek. Adamdan saymamak. Aşağı görmek. Batırmak. Aleyhinde konuşmak. Kötümsemek. Kötülemek. Küçük görmek.

Criticize : Yermek. Eleştiri getirmek. Ayıplamak. Eleştirmek. Tenkit etmek. Kusur bulmak. Eleştiri yöneltmek. Kritiğini yapmak. Kritik etmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek.

Calm : Ağırbaşlı. Endişesiz. Durgun. Sakinlik. Serinkanlı. Yatıştırmak. Arsız. Huzurlu. Gürültüsüz. Sakinleşmek (deniz).