Flutter about türkçesi Flutter about nedir

Flutter about ingilizcede ne demek, Flutter about nerede nasıl kullanılır?

Flutter : Titreme. Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

About : Tahminen. Muhiten. Yakınında. Takriben. Sıralarda. Yaklaşık. Hakkında. Konusunda. Üzere. Yanında.

Flutter around : Uçuşmak. Kaçışmak.

Flutter the dovecotes : Parmak ısırtmak. Ortalığı velveleye vermek.

Fluttered : Çırpışmak. Kanat çırpmak. Pırlamak. Pır pır etmek. Titremek. Çırpınır gibi düşmek. Çabuk çabuk sallamak. Pırpır etmek. Titremek veya hafifçe dalgalanmak (rüzgarda). Düzensiz hareket etmek.

Flutterer : Yüzeysel kimse. Tedirgin bir şekilde hareket eden kimse veya şey. Huzursuz kimse.

İngilizce Flutter about Türkçe anlamı, Flutter about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flutter about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disperse : Açılmak. Dağıtmak. Gidermek. Dağılmak. Ayırmak. Serpilmek. Yaymak. Saçmak. Ayrılmak.

Streams : Dalgalanmak. Akıp gitmek. Akmak. Akıtmak. Sürmek. Aralıksız sürmek.

 

Disperses : Saçmak. Yayılmak. Ayrılmak. Gidermek. Ayırmak. Serpilmek. Açılmak. Dağılmak. Dağıtmak.

Streamed : Aralıksız sürmek. Akıtmak. Dalgalanmak. Akıp gitmek. Sürmek. Akmak.

Flits : Başka eve taşınmak. Geçmek. Hızla geçmek. Taşınmak. Oradan oraya uçmak. Uçup gitmek. Gitmek. Uçmak. Çırpınmak.

Stampeding : Zorlamak. İzdiham. İzdiham yaratmak. Panik halinde kaçmak. Ayaklandırmak. Bir grubun çılgınca kaçışmasına yol açmak. Çılgınca kaçışma. Çil yavrusu gibi dağılmak. Ürküterek kaçırmak.

Flitting : Hızla geçmek. Gitmek. Anlaşmazlık (iskoçça kullanımı). İhtilaf. Uçmak. Uçup gitmek. Geçmek. Oradan oraya uçmak. Çırpınmak.

Fliting : Geçip gitmek. Uçmak. Hızla geçmek. Çırpınmak. Taşınmak. Uçup gitmek. Oradan oraya uçmak. Gitmek. Geçmek.

Stampeded : Çılgınca kaçışma. Panik halinde kaçmak. Korkutarak dağıtmak. Bir grubun çılgınca kaçışmasına yol açmak. İzdiham. Ürküterek kaçırmak. Panik yaratmak. Zorlamak. Ayaklandırmak.

Flutter about synonyms : flutter around, fly about, scamper away, stream, flit, flitted, flew, stampedes, flown, stampede.