Taşınmak nedir, Taşınmak ne demek

  • Taşıma işi yapılmak.
  • Başka bir yere gitmek, göçmek.
  • Bir yere sık sık gitmek

"Taşınmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir ay mahkemeye taşındı."
  • "Arabalar boşaltılıp içindekiler eve taşındı tek tek." - T. Dursun K
  • "Her yeni binaya naklinde ihtimamla taşındı durdu." - H. F. Ozansoy

Taşınmak anlamı, tanımı:

Taşınma : Taşınmak işi.

Düşünüp taşınmak : Konuyu bütün yönleriyle inceleyip ona göre davranmak, iyice düşünmek.

Taşıma : Taşımak işi.

Yapılmak : Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak. Yapma işine konu olmak.

Göçmek : Çökmek. Oturmak. Bazı hayvanlar, sıcak iklimli ülkelere gitmek. Ölmek. Yerleşmek amacıyla mahalle, köy, şehir veya ülke değiştirmek.

Başka : Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Ancak, yalnız. Bir kez. Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

 

Gitmek : Yakışmak, yaraşmak. Yürümek, yol almak. Çıkmak, ulaşmak. Dayanmak. Geçmek. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Götürülmek, gönderilmek. Bir şey zarar görmüş olmak. Sürmek, devam etmek. Ölmek. Yok olmak, elden çıkmak. Bir yere doğru yönelmek. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Tüketilmek, harcanmak. Satılmak. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Yapmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Herhangi bir durumda olmak. Başvurmak, yapmak. Makine, işlemek, çalışmak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.

Sık : Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak. Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. Çok bulunan, çok rastlanan.

Taşınmak ile ilgili Cümleler

  • Taşınmak istemedi.
  • Ali taşınmak istiyor.
  • Taşınmak için ailesini hazırladı.
  • Ali Boston'a geri taşınmak istiyor.
  • Boston'a taşınmak istemediğinden emin misin?
  • Ali Boston'a taşınmak zorunda değil.
  • Umarım Mustafa Boston'a taşınmak zorunda değil.
  • Taşınmak zorundasın.
  • Liisa Markku'nun taşınmak zorunda olduğuna karar verdi.
  • Gerçekten Boston'a taşınmak istiyor musun?

Diğer dillerde Taşınmak anlamı nedir?

İngilizce'de Taşınmak ne demek? : v. move, move out, move in, move house, relocate, flit, remove

Fransızca'da Taşınmak : être transporté, se transporter, déménager

Almanca'da Taşınmak : v. einziehen, umsiedeln, umziehen, verziehen, wegziehen

Rusça'da Taşınmak : v. переезжать, переселяться, перебираться, выезжать, вселяться, таскаться, переехать, переселиться, выехать, вселиться