Foamily türkçesi Foamily nedir

  • Köpükten oluşan.
  • Köpükle kaplanmış.
  • Köpüğe benzeyen.
  • Köpüklü olarak.

Foamily ingilizcede ne demek, Foamily nerede nasıl kullanılır?

Foamier : Köpüklü. Köpüren. Köpüğe benzeyen.

Foamiest : Köpüklü. Köpüren. Köpüğe benzeyen.

Foaminess : Köpüklü özellik. Sinirden köpürme. Köpürme. Kabarcıklı veya köpürmüş olma özelliği. Köpüklülük.

Foaming : Bir sıvıda gaz kabarcıkları oluşması. Köpüklenme. Köpüren. Yağım köpürmesi köpük yapması. Tıraşı gelmiş. Köpürme (domda). Köpükleşme. Köpürme. Köpürtme.

Foaming agent : Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Köpük yapıcı madde. Sıvı veya katı gıdalarda gaz fazının bağdaşık dağılımını sağlayan madde. Köpük oluşturucu. Köpürtücü. Köpürtücü madde. Köpük yapıcı. Köpükleştirici madde.

Antifoaming oil : Köpük önleyici yağ.

Oil foaming : Yağ köpürmesi.

Defoaming agent : Köpük giderici madde. Köpükleşme önleyici.

Antifoaming agent : Bir ortamda yüzey gerilimini artırarak köpük oluşmasını önleyen özdek. Köpüklenme önleyici katkı. Köpük giderici katkı. Köpük önleyici madde. Köpük önleyici. Köpük giderici.

Antifoaming agents : Köpük giderici katkı. Köpük önleyici madde. Köpük önleyici. Köpüklenme önleyici katkı. Köpük oluşumunu engelleyen maddelerin genel adı, silikonlar. Köpük önleyiciler.

 

İngilizce Foamily Türkçe anlamı, Foamily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foamily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Married couple : Evli çift.

Extended family : Genişletilmiş aile. Sülale. Anne baba ve onların çocukları ve diğer akrabalardan oluşan sosyal birim. Büyük aile. Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Geleneksel aile. Geniş aile.

Kin : Akraba. Kohum. Soydaş. Aile. Nesep. Akrabalık. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk. akrabalık, dirimbilimsel akraba, atasoylu akrabalık. Hısımlık. Hısım. Soy.

Parent : Ana ya da baba. Ebeveyn. Valideyn. Ana baba. Ata. Esas. Cet. Üst. Kaynak. Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Foamier : Köpüren. Köpüklü.

House : Meclis. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Ev halkı. -de bulunmak. Kamara. İskan etmek. Kodak. Evde oturmak. Konut. Ev sağlamak.

Clan : Grup. Budun. Kabile. Boy. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Sop. Klan. Oy. Zümre.

 

Household : Barınak. Ev. Ev veya hane halkı. Eve ait. Hane halkı. Horanta (farsça). Ortak bakım ve yönetim kolaylıklarından yararlanan bir konutta yaşayan bir aile ya da birkaç kişilik bir küme. Aile. Mesken. Ev veya aileye ait.

Menage a trois : Üçlü ilişki.

Foster family : Evlat edinen aile. Evlat edinilmiş aile. Bırakılmış ya da öksüz kalmış bir çocuğun bakımını yasaya uygun bir biçimde üzerine alan aile. Koruyucu aile. Bakıcı aile.

Foamily synonyms : kin group, family unit, social unit, kinship group, foamiest, tribe, marriage, foster home, broken home, unit, scummy, menage, child, kindred, sibling, sib, mates, couple, kid, frothily, foamy, match, nuclear family, conjugal family, man and wife, home.

Foamily zıt anlamlı kelimeler, Foamily kelime anlamı

Parent : Ortak olarak bir yavruyu oluşturan anne ve baba. Anne veya baba. Esas. Veli. Cet. Ebeveyn. Ebeveynlik etmek. Ana baba. Kaynak. Valideyn.

Child : Küçük. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Deneyimsiz. Çaylak. Evlat. Mecazi anlamda. Soy bakımından oğul veya kız. Toy.

Healthy : Sağlığa yararlı. Demir gibi. Sağlam. Sağlıklı. Sağlığa yarar. Sıhhatli. Kuvvetli. Yararlı. Büyük. Esen.