Foamier türkçesi Foamier nedir

Foamier ingilizcede ne demek, Foamier nerede nasıl kullanılır?

Foamiest : Köpüren. Köpüklü. Köpüğe benzeyen.

Foamily : Köpüklü olarak. Köpükle kaplanmış. Köpüğe benzeyen. Köpükten oluşan.

Foaminess : Sinirden köpürme. Kabarcıklı veya köpürmüş olma özelliği. Köpürme. Köpüklü özellik. Köpüklülük.

Foaming : Köpüklenme. Köpükleşme. Yağım köpürmesi köpük yapması. Tıraşı gelmiş. Köpürtme. Köpürme (domda). Köpüren. Bir sıvıda gaz kabarcıkları oluşması. Köpürme.

Foaming agent : Sıvı veya katı gıdalarda gaz fazının bağdaşık dağılımını sağlayan madde. Köpük yapıcı. Köpürtücü. Köpük oluşturucu. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Köpürtücü madde. Köpükleştirici madde. Köpük yapıcı madde.

Foam extinguisher : Köpüklü söndürücü. Köpüklü yangın söndürücü. Yangın söndürücü (köpüklü).

Foam at the mouth : Çok öfkeli olmak. Kuduz köpeklerin yaptığı gibi ağzından köpükler çıkarmak. Çok öfkelenmek. Açlıktan veya heyecandan ağızda köpüklenme. Ağzı köpürmek. Kan beynine sıçramak. Köpürmek.

Oil foaming : Yağ köpürmesi.

Antifoaming oil : Köpük önleyici yağ.

Foam cell : Foam hücresi. Köpük hücresi.

 

İngilizce Foamier Türkçe anlamı, Foamier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foamier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frothing : Köpüklendirme. Köpürme. Kabarcıkların bir araya gelmesi. Köpüklü hale gelme.

Bubbling : Kabarcıklar yapan. Balonlanma. Gaz verme. Kabarma. Balonlu. Kabarcıklanma. Fokurdayan.

Foamily : Köpükten oluşan. Köpüklü olarak. Köpükle kaplanmış.

Frothiest : Saçma. Boş. Köpükle kaplı. Üstü köpükçüklerle kaplı.

Sparkling : Pırıldayan. Parlak. Parlama. Pırıl pırıl. Işıltılı. Akıllı. Parlayan. Zeki.

Erstwhile : Önceden. Eskiden. Bir zamanlarki. Bir zamanlar. Eski. Sabık. Vaktiyle.

Foaming : Köpürme. Köpürme (domda). Bir sıvıda gaz kabarcıkları oluşması. Köpürtme. Tıraşı gelmiş. Yağım köpürmesi köpük yapması. Köpüklenme. Köpükleşme.

Frothier : Boş. Köpükle kaplı. Saçma. Üstü köpükçüklerle kaplı.

Past : Dilb.geçmiş. Mazi. Ötesinde. -siz. Olmuş. Uzağında. Geçmiş. Eski. Sabık. -den sonra.

Barmy : Aptal. Kafadan kontak. Çatlak. Manyak. Mayalı. Kafası bir hoş. Kafadan çatlak. Kaçık. Üşütük.

Foamier synonyms : beadiest, bubbliest, onetime, foamlike, foamy, beadier, old, seething, one time, quondam, bubbly, fizzier, bubblier, foamiest, bubling, fizziest, sometime, effervescent, boiling, fizzy.

Foamier zıt anlamlı kelimeler, Foamier kelime anlamı

Latter : Sonuncusu. İkincisi. Sonuncu. Son söylenen. İki şeyden sonuncusu. Sonraki. Zaman olarak daha sonra meydana gelmiş olan. Modern. Son söylenilen. Sonra gelen.

Future : Müstakbel. Yarın. İleri. İleriki. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Gelecekte olacak şey. Gelecek zaman kipi. İlerideki. Gelecek.

 

Present : Göstermek. Mevcut. Şu anki. Şimdiki. Vermek. Bugünkü. Sahnede göstermek. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Hediye. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.