Foes türkçesi Foes nedir

Foes ile ilgili cümleler

English: We defy our foes, for our passion makes us strong!
Turkish: Hırs bizi güçlü yaptığı için biz düşmanlarımıza meydan okuruz!

Foes ingilizcede ne demek, Foes nerede nasıl kullanılır?

Identification friend or foe : (uçaklarda) kendini dost uçağı olarak tanımlamak için taramalı yüzey radarına 4 haneli tanıtma kodu gönderen elektronik aygıt. Iff. Dost veya düşman tanımlama.

Identification of friend and foe : Dost ve düşman ayırt etme. Askeri silahların kendi ordusuna mı yoksa düşman ordusuna mı ait olduğunun ayırt edilmesi.

Know a friend from a foe : Dost ve düşman arasında ayırım yapmak. Dostla düşmanı ayırt etmek.

Foe : Düşman. Hasım. Rakip.

Foehn : Ilık veya sıcak dağ rüzgarı. Ilık kuru rüzgar. Fön.

Foeticide : Fetisid. Cenin öldürme. Ceninin öldürülmesi. Kürtaj.

Foeticidal : Kürtaja ilişkin. Ceninin aldırılmasına ilişkin. Fetüsün öldürülmesine ilişkin.

Foetation : Gebelik. Fetasyon. Hamilelik.

Foetal abnormality : Fetal anomali. Anomali.

Foetal : Cenin ile ilgili. Fötal. Cenin. Fetal. Cenine ait. Cenin (ile ilgili).

İngilizce Foes Türkçe anlamı, Foes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adversaries : Muhalif. Düşmanlar. Karşı kimse. İblis.

Inimical : Gayri müsait. Karşıt. Zararlı. Uygunsuz. Ters. Muhalif. Aleyhtar. Zıt.

Rivaled : İle rekabet etmek. Rakip olmak. İle aşık atmak. ... kadar ... olmak. Çekişmek. Aşık atmak. Rekabet etmek.

Rival : Rekabet etmek. İle rekabet etmek. ... kadar ... olmak. Çekişmek. İle aşık atmak. -e rakip olmak. Rakip olmak. Aşık atmak.

Competition : Yarışım. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma, başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım. aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma. Deneme. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele. Sınama. Tek ya da takımlar arasında yenişme amacıyla düzenlenen kılıçoyunu karşılaşmalarının tümüne verilen ad. Musabaka. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele.

Challenger : Meydan okuyucu. Meydan okuyan. Girişken. Mücadeleye davet eden kişi. Meydan okuyan kimse.

 

Contenders : İddiacı. Çekişen. Şampiyon olma ihtimali yüksek takım. Yarışmacı. Mücadele eden kimse.

Resister : Direnişçi.

At enmity with : Arası açık.

Adversarial : Daha az mücadeleci. Hasım taraf. Muhalif.

Foes synonyms : foeman, encounterers, adversary, contradictor, corrival, competing, mortal enemy, contestants, opposition, contender, contestant, besieger, opponent, foe, opposer, competitors, hostile, emulator, antagonistic, hostiles, encounterer, antagonist, enemy, emulators, contester, antagonists, competitor, enemies.

Foes zıt anlamlı kelimeler, Foes kelime anlamı

Agonist : Aynı yönde etki yapan. Agonist. Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi). Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi).

Friend : Yoldaş. Arkadaş. Tanıdık. Ahbap. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Destek. Can. Yardımcı. Dost. Yaren.