Followspot türkçesi Followspot nedir

  • Sahne üzerindeki eşyayı ya da hareket eden bir kişiyi hareket durumunda izleyen ışık.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Takip ışığı.

Followspot ingilizcede ne demek, Followspot nerede nasıl kullanılır?

Follows him blindly : Soru sormadan takip eden. Körü körüne onu takip eden. Sorgusuz sualsiz onun otoritesini kabul eden.

As follows : Aşağıda gösterildiği şekilde şöylece. Aşağıda gösterildiği şekilde. Aşağıdaki gibidir. Aşağıdaki gibi. Böylece. Aşağıda belirtildiği gibi. Şöylece. Aşağıda gösterildiği gibi. Aşağıdaki gibi şöyle ki. Şöyle ki.

Follows : Sonra gelmek. Dolayı olmak. Takip etmek. Sürdürmek. Uymak. Sonucu olmak. İzlemek. Dinlemek.

Follow a policy : Politika gütmek. Politika izlemek. Politika yürütmek. Siyaset gütmek.

Follow about : Peşine takılmak. Peşini bırakmamak.

Follow hard upon : Peşini bırakmamak.

Follow focus shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzleyici çekim. Alıcının, devinimli bir konuyu sürekli olarak çerçeve içinde tutmak amacıyla bu konuyla birlikte devinerek gerçekleştirdiği çekim.

Follow advice : Nasihati dikkate almak. Tavsiyeye uymak. Öğütü dinlemek.

Follow hard after : Peşini bırakmamak.

Follow action shot : İzleyici çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının, devinimli bir konuyu sürekli olarak çerçeve içinde tutmak amacıyla bu konuyla birlikte devinerek gerçekleştirdiği çekim.

 

İngilizce Followspot Türkçe anlamı, Followspot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Followspot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allegory : Orunlama. Yerine. Alegori. Dokundurma. Kinaye. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme.

Active hero : Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman. Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu.

Act drop : Önperde. Oyun perdesi. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Bölüm perdesi.

Analyze : Analiz yapmak. Analiz etmek. Tahlil yapmak. Çözümleme. Çözümlemek. Tahlil etime, inceleme. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Tahlil etmek. Araştırmak.

Absurd theatre : Absürt tiyatro. İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro).

 

Amateur theater : Amatör tiyatro. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Özenci tiyatro. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri.

Abstract theatre : Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir. Soyut tiyatro. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir.

Alley theme : Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çıkmaz konu.

After piece : Ek oyun. Art oyun. Asıl oyunun sonunda, ona bağlı olmayan bir gösteri ya da oyun. Asıl oyunun sonunda, oyuna bağlı olmadan oynanan kısa oyun. Rönesans döneminde ingiltere'de asal oyuna ek olarak oynanan ve genellikle güldürücü olan kısa yapıt.

Acting style : Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü. Oyun alanı.

Followspot synonyms : acting manager, actor manager, abstractionism, follow spot, acrobacy, alto, adaptability.