Footlight türkçesi Footlight nedir

  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Yer ışıkları.
  • Sahnenin önünde, yerde, seyircinin göremediği dizi lambaları.
  • Zemin seviyesinde yerleştirilmiş kat ışığı.
  • Yer dizi lambaları.

Footlight ingilizcede ne demek, Footlight nerede nasıl kullanılır?

Footlights : Yer dizi lambaları. İşlik düzlüğünün tabanına, görünçlüğü önden aydınlatacak biçimde yerleştirilen bir dizi ışıtaç. Taban lambaları. Taban ışıtaçları. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahnenin önünde yerde bulunan ışıtaçlar. bunlar bugünkü tiyatrolardan kaldırılmıştır. Tiyatro mesleği. Ramp ışıkları. Yer ışıkları. Sahne ışıkları.

Magazine footlights : Alt ışık dizgesi. Sahne tabanını ön kesimde boydan boya kaplayan, bir kutu içinde toplanmış, belli sayıda, merceksiz, ışıklar dizisi.

Opposite promptside footlights : Sağ yer ışıkları. Rampanın sağ yanındaki yer ışıkları.

Prompt side footlights : Rampanın sol yanındaki yer ışıkları. Sol yer ışıkları.

Sinking footlights : Çerçeve sahnenin önünde, kullanılmadıkları zaman taban içine kayan yer dizi ışıkları. Açılır-kapanır yer ışıkları.

Footle : Aptallık. Saçmalık. Aptalca konuşmak. Oyalanmak. Ahmaklık. Aylaklık etmek. Boşa harcamak.

Footless : Temelsiz. Asılsız. Budala. Yararsız. Ayaksız.

 

Footlessness : Ayak veya ayaklarının olmaması veya onlardan yoksun olma. Eksiklik (argo terim). Gerçek dışılık. Ehliyetsizlik. Ayaksızlık. Bir ya da iki ayağın olmaması. Yetersizlik. Beceriksizlik.

Footlockers : İçerisinde alet edevatın veya kişisel eşyaların saklandığı bagaj. Küçük sandık. Manevra sandığı.

Footling : Önemsiz. Değersiz. Aptalca. Ahmak. Beş para etmez. Ufak tefek.

İngilizce Footlight Türkçe anlamı, Footlight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footlight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acting style : Oyun alanı. Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü.

Footlights : Taban ışıtaçları. Ramp ışıkları. Tiyatro mesleği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahnenin önündeki ışıklar. İşlik düzlüğünün tabanına, görünçlüğü önden aydınlatacak biçimde yerleştirilen bir dizi ışıtaç. Sahne ışıkları. Sahnenin önünde yerde bulunan ışıtaçlar. bunlar bugünkü tiyatrolardan kaldırılmıştır.

Floats : Taban ışıtaçları. Dalgalanmak. Kurmak (şirket). Dolaşmak. Süzülmek. Piyasaya çıkarmak. Yüzmek. Sahnenin önünde yerde bulunan ışıtaçlar. bunlar bugünkü tiyatrolardan kaldırılmıştır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yaymak.

Moon : Dalgın dalgın dolaşmak. Yer'in uydusu olan gökcismi. Kamer. Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi. Art arda gelen iki yeniay arasında geçen 29,5 günlük süre. bk. kavuşum ayı. Düşüncelere dalıp hayal dünyasında gezinmek. Saçma. Bir gezegenin, ya da genel olarak bir gökcisminin çevresinde dolanan başka bir cisim. Ay. Mehtap.

 

Abstractionism : Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Abstraksiyonizm. Soyutçuluk. Soyutlama. Sanatta soyut ifade etme teorisi.

Adaptability : Uyarlanabilirlik. Uyma yeteneği. Uyarlama yeteneği. Uyarlanırlık. Uyumluluk. Uyum yeteneği. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü. Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi. Adapte olabilirlik. Uysallık.

Moonshine : Saçmalık. Ay ışığı. Yasadışı alkol üretmek. Kaçak içki. Boş laf. Saçma sapan söz. Mehtap.

Visible light : Görünür ışık. Görülen ışık. İzgenin gözle görülebilir bölümünde (1012 khz) yer alan dalgalar, ışık dalgaları. Dalga boyu 380-780 mm. arasında olan insan gözünün gördüğü ışık. Görünebilir ışık. İnsan gözünün algılayabileceği ışık alanı (fizik). Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Limelight : Spot. Karpit lambası. İlgi merkezi. İlgi odağı. Spotlu lamba. Kireç ışığı. Sahne ışığı. Kireç lambası. Halkın aşırı ilgisi.

Acting manager : Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Tiyatro sorumlusu. Yönetici. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili.

Footlight synonyms : public eye, moon ray, visible radiation, active hero, light, abstract theatre, acrobacy, glare, amateur theater, alto, analyze, actor manager, prominence, absurd theatre, alley theme, moonbeam, act drop, after piece, allegory.

Footlight zıt anlamlı kelimeler, Footlight kelime anlamı

Obscurity : Anlaşılmazlık. Karanlık. Çapraşıklık. Az tanınmışlık. Loşluk. Belirsizlik. Meçhullük. Bilinmezlik. Gizlilik.

Play down : Önemsememek. Önemini azaltmak. Önemsizleştirmek. Hafifsemek.

Background : Işınım, ses, toz vb. niceliklerini ölçerek yapılan deneylerde, yayıldığı kaynaklar kapalı olduğu ya da çalışmadığı durumlarda da bunların ortamda her zaman bulunan nicelikleri. Sosyal çevre. Bir olgu ya da kavramı hazırlayan bağlam, koşul ya da durum. Özgeçmiş. Taban sayımı. Artyetişim. Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. ön karşıtı. Geri plan. Dip. Geçmiş.

Footlight ingilizce tanımı, definition of Footlight

Footlight kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of a row of lights in the front of the stage in a theater, etc., and on a level therewith.