Footpath türkçesi Footpath nedir
- Patika.
- Yaya yolu.
- Tretuvar.
- Keçi yolu.
- Keçiyolu.
- Yayageçidi.
- Yaya kaldırımı.
- Taşıt geçmesine elverişli olmayan, genellikle yüksek ve engebeli yerlerdeki, ancak bir kişinin kolayca geçebileceği dağyolu.
- Kaldırım.
Footpath ingilizcede ne demek, Footpath nerede nasıl kullanılır?
Footpaths : Yaya kaldırımı. Keçiyolu. Kaldırım. Yaya yolu. Keçi yolu. Tretuvar. Yayageçidi. Patika.
Collagen footpat disorder : Alman kurt köpeklerinin eniklerinde taban yastıklarının zayıflığı, ülserleşmesi ve kollajen dejenerasyonu belirgin otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık. kendiliğinden gerileyebileceği gibi 2-3 yıl sonra ölümcül böbrek amiloidozisi gelişebilir. Taban yastığı kollajen bozukluğu.
Footpace : Yükseltilmiş platform. Podyum. Yavaş yürüyüş. Kürsü. Adımlayarak yürüme.
Footpaces : Adımlayarak yürüme. Kürsü. Yükseltilmiş platform. Podyum.
Footpad : Haydut. Yaya dolaşan haydut. Soyguncu. Yol kesen eşkıya.
Footprint wrench : Papağan anahtarı. Sacdan yapılmış küçük çaplı boru ve bağlantı parçalarının sökülüp takılmasında kullanılan anahtar.
Foot brake : Ayak freni. Ayak eğleci.
Footpads : Haydut. Yaya dolaşan haydut.
Foot and mouth disease : Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. El ayak hastalığı. Şap hastalığı. Dabak hastalığı.
Footplate : Taban levhası. Ayaklık. Taban. Makinayı çalıştırırken çalışanın üzerinde durduğu özel platform veya alan. Taban plakası. Taşıt basamağı.
İngilizce Footpath Türkçe anlamı, Footpath eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Footpath ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Banquettes : Oturmalık. Bank. Siper içinde bulunan platform (askerler için). Banket.
Track : Parça. İzini takibetmek. Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plağında televizyon iminin oluşturduğu iz. Ray. Bir ses kuşağında yer alan ve ses imlerini taşıyan bir ya da birkaç daracık yol. sesli filmlerde, görüntü kuşağının bir ya da birkaç yerinde bulunan ve ses imlerini taşıyan yollar. İzlemek (iz vb). Mıknatıslı kuşak, teker ya da davul gibi veri saklama ortamlarında veriyi oluşturan imlerin dizileceği öngörülen, kuşakta boylamasına, tekerde yüzeyi kapsayan eşmerkezli çemberler, davulda yüzeyi kapsayan ve eksen üzerinde merkezleri dizilen koşut çemberler biçiminde düşünülmesi gereken çizgi. Palet takmak (araç). İzlemek. Geçmek.
Footways : Yaya geçidi.
Trail : Gelişigüzel uzanıp gitmek. Takip etmek. Gerisine düşmek. İz. Yol. Peşinden sürüklemek. Uzanmak. Gerisinde olmak (başkalarının). İzini sürmek.
Paving : Kaplama. Taş döşeme. Asfaltlama. Yol kaplama. Yol döşeme. Yol yüzeyi. Yol döşeme gereci.
Walkways : Geçit.
Alleys : Ale. Ara yol. Sokak arası. Ara sokak. Gezi yolu. Pasaj. Bovlingde topun atıldığı yol. Ağaçlıklı yol. Geçit.
Sidewalk : Bir yolun, sokağın kenarında yalnız yayaların geçmesine ayrılan, azıcık yükseltilmiş dar bölüm. Teretuvar. Yol kenarlarından yayalar için ayrılmış alan.
Paths : Pist. Yol. Meslek. Yörünge.
Footpath synonyms : footpaths, lanes, path, walkway, alley, pavements, pathway, pathways, sidewalks, gate, banquette, footway, trottoir, lane, pavement, trails, pavings, pedestrian way.
Footpath ingilizce tanımı, definition of Footpath
Footpath kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A footway. A narrow path or way for pedestrains only.

Bu kısımda Footpath kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Footpath ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Footpath anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Footpath ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.