Paths türkçesi Paths nedir

Paths ile ilgili cümleler

English: they walked along the road together until they reached the village , but then their paths diverged
Turkish: köye ulaşıncaya dek beraber yuruduler fakat sonra yolları ayrıldı

English: The latter will continue to develop along their own paths according to the needs of their own speakers.
Turkish: İkincisi kendi spikerlerinin ihtiyaçlarına göre kendi yolları boyunca gelişmeye devam edecek.

English: Sociopaths rarely display remorse or feelings of guilt for their crimes.
Turkish: Sosyopatlar işledikleri suçlar için nadiren pişmanlık ya da suçluluk hissi duyarlar.

Paths ingilizcede ne demek, Paths nerede nasıl kullanılır?

All paths busy signal : Tüm hatlar meşgul sesi. Tüm hatlar meşgül işareti.

Alternate data search paths : Diğer veri arama yolları.

Allopaths : Alopat (medikal tıp terimi). Alopati doktoru. Alopat. Alopati doktoru (medikal tıp terimi).

Bypaths : Yan yol. Dolaylı yol. Yanyol.

Footpaths : Keçi yolu. Tretuvar. Yayageçidi. Patika. Yaya kaldırımı. Yaya yolu. Kaldırım. Keçiyolu.

Sociopaths : Agresif antisosyal ve ahlaki sorumsuzluk özellikli kişilik rahatsızlığı olan kimse. Sosyopat.

Path for manual update : El ile güncelleme için yol.

Path analysis : Yolak çözümlemesi. İlişki çözümlemesi. Yol analizi. İz analizi. Path çözümlemesi.

 

Path lenght : Yüksek enerjili bir parçacığın emildiği yerlerden geçerken saçılmalar nedeniyle zikzak çizerek izlediği yolun toplam uzunluğu. Yol uzunluğu.

Path invalid : Geçersiz yol. Yol geçersiz.

İngilizce Paths Türkçe anlamı, Paths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Walk : Yürüyüş. Gezmek. Yürüyüş biçimi. Dolaştırmak. Yürümek. Üzerinde yürümek. Yürüyüşe çıkarmak. Yürüyüş yeri. Dolaşmak. Yürüme.

Alleys : Sokak arası. Ara sokak. Ale. Ara yol. Ağaçlıklı yol. Dar yol. Geçit. Bovlingde topun atıldığı yol. Pasaj.

Orbits : Göz çukuru. Yörüngeler. Faaliyet sahası. Etki alanı. Göz.

Careers : Meslekte başarı kazanma. Meslek hayatı. Kariyer yapma. Hız. Kariyer. Sürat.

Crossing : Deniz yolculuğu. Kesme. Geçiş. Üzerinden geçme. Geçişme. Kavşak. Yol kesişmesi. Yaya geçidi. Geçit. Kesişme.

Calling : Heves. Seslenme. İş. Telefon etme. Ticari unvan. İstek. Davet. Tutku. Çağrı.

Way : Davranış. Yöntem. Huy. Durum. Taraf. Mesafe. Tarz. Gelenek. Başarmak. Usul.

Expedients : Münasip. Tedbir. Çare. Aranılan nitelikte. Önlem. Politika. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çare. Elverişli bir çare. Umar.

Trails : İz. Kuyruk (elbise vb.).

Pathway : İzyolu. Patika yol. Yaya yolu. Metabolizmada bir maddenin diğerine dönüştüğü reaksiyonlar dizisi. Keçiyolu. Yaya geçidi. Petvey.

Paths synonyms : paseo, way of life, strait and narrow, bridle road, straight and narrow, pathways, artery, cutting, avenues, carpet, footways, gateway, warpath, trajectories, cinder path, lanes, shoo, tarmac, course of action, orbited, alley, landing field, runways, primrose path, avenue, metier, satellite orbit, deferent, callings, carriageway, towpath, avocation, carriageways.