For the present türkçesi For the present nedir
For the present ile ilgili cümleler
English: She expressed her thanks for the present.
Turkish: O, hediye için şükranlarını sundu.
English: A lot of people live for the future, not for the present.
Turkish: Birçok insan günümüz için değil gelecek için yaşıyor.
English: Let's leave the matter as it is for the present.
Turkish: Meseleyi şimdilik olduğu gibi bırakalım.
English: Thank you for the present you gave my son.
Turkish: Oğluma verdiğin hediye için teşekkür ederim.
English: Ali thanked Mary for the present.
Turkish: Ali hediye için Mary'ye teşekkür etti.
For the present ingilizcede ne demek, For the present nerede nasıl kullanılır?
For : Yerine. Diye. -dir. Bir takımyıldızın adı. -dır. Zira. Süresince. Yönünden. -e elverişli. Ocak.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Present : Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Halihazır. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Sahnede göstermek. Mevcut. Sunmak. Şimdiki zaman. Şimdiki. Şu anki. Göstermek.
Select visual style for the presentation : Sununun görsel biçemini seçin.
For the addressee only : Sadece ismi yazılı alıcı için. Sadece yazılı olan alıcı tarafından alınması kastedilen (mektubun, paketin, vb.).
For the good of : Menfaatine. Lehine. Yararına. Çıkarına.
For the asking : İstersen.
For the holidays : Kutlamalar esnasında. Tatiller esnasında. Bayramlar esnasında.
For the duration of : -'ın ötesinde. -'ın zamanı esnasında. -'ın dışında.
For the last time : Son defa. Son kez.
İngilizce For the present Türkçe anlamı, For the present eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak For the present ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Currently : Şu andaki. Devamlı olarak. Bu günlerde. Halen. Mevcut durumda. Şu tapta. Bugünlerde. Şu anki. Sürekli.
Nows : Şimdiki zaman. Acilen. Artık. Şu an. Şimdi. Hemen. Halen. Derhal.
For the time being : Muvakkaten. Şimdiki şartlara göre. Bu arada. Şu an.
Right now : Hemen. Bugünden tezi yok. An itibarıyla. Derhal.
At once : Birden. Bir kerelik. Akabinde. İlk elde. Aynı zamanda. Aniden. Anide. Hep bir ağızdan. Şimdi. Derhal.
Transitively : Geçişli olarak. Geçici olarak. Geçişli. Ara dönemde.
At present : Şu ara. Şu sıralar. Bu anda. Şimdi. Bu aralar. Şu aralar. Halihazırda. Şu an. Şu tapta.
Now : Mademki. Şimdi. Şimdiki zaman. Dığından. Artık. Hemen. Halen. Acilen. Şu an.
Up to this point : Şimdiye kadar. Bu ana kadar. Şu ana kadar. Bugüne kadar. Bu noktaya kadar.
For the present synonyms : for now, this moment, at the present time, while there is still time, at the moment, the time being, for the nonce, transiently, for the moment, cotemporary, as yet, presently, just now, yet, temporarily.

Bu kısımda For the present kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede For the present ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce For the present anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz For the present ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.