Ford türkçesi Ford nedir
- Nehirden yaya geçmek.
- Irmağın geçit yeri.
- Amerikan araba markası.
- Kurma hattında seri üretim tekniğinin öncüsü.
- Ford motor şti. kurucusu.
- Geçit.
- Soyadı.
- Irmak geçidi.
- Irmakta yürüyerek geçilen sığ yer.
- Cumhurbaşkanı richard nixon'un istifa etmeye mecbur kaldıktan sonra nixon'un yerine geçen amerika birleşik devletleri'nin 38'inci cumhurbaşkanı (1974-1977).
- Gerald rudolph ford (1913-2006).
- Henry ford (1863-1947) abd otomobil üreticisi.
- Sığ yerden yürüyerek geçmek.
- Erkek ismi.
- Nehir geçidi.
- Irmağın sığ geçit yeri.
- Sığ geçit.
- Sığ yer.
Ford ile ilgili cümleler
English: I forgot to call Mr. Ford up.
Turkish: Bay Ford'u aramayı unuttum.
English: Mr Ford is what is called a self-made man.
Turkish: Bay Ford'a kendini yetiştirmiş insan denilir.
English: Mr Ford owns this land.
Turkish: Bay Ford bu araziye sahiptir.
English: A Ford car costs less than a Mercedes Benz.
Turkish: Bir Ford araba bir Mercedes Benz'den daha aza mal olur.
English: After the war, Ford entered politics.
Turkish: Savaştan sonra, Ford politikaya girdi.
Ford ingilizcede ne demek, Ford nerede nasıl kullanılır?
The ford foundation : Bilgi inşa eden ve organizasyonları ve ağları güçlendiren bağış veya kredi sağlayan yardımsever organizasyon. Ford vakfı.
Gerald ford : Cumhurbaşkanı nixon'un istifa etmeye mecbur kaldıktan sonra onun yerine geçen amerika birleşik devletleri'nin 38'nci cumhurbaşkanı (1974-1977). Gerald rudolph ford (1913-2006).
Fordable : Yürüyerek geçilebilir. Sığ.
Forded : Irmak geçidi. Sığ yerden yürüyerek geçmek. Irmakta yürüyerek geçilen sığ yer. Irmağın sığ geçit yeri. Nehir geçidi. Sığ geçit. Geçit. Nehirden yaya geçmek. Irmağın geçit yeri. Sığ yer.
Fordeep : Önçukur. Bir yerteknesinin, önbölge yönündeki kenar çukuru.
Fordist production system : Fordist üretim sistemi. Hareketli üretim bantları, özel amaçlı takım tezgahları aracılığıyla ölçünleştirilmiş malların kitlesel seri üretiminin öngörüldüğü, ürün ölçünleştirilmesinin üretimin verimliliğini artırdığı ve artan istemin de bu ölçünleştirmeyi hızlandırdığı ve otomobil üreticisi henry fordun geliştirdiği üretim biçimi.
Fordo : Bozmak. Yok etmek. Irzına geçmek. Başından atmak. Bıkkın. Kovmak. Aşırı çalışmaktan tükenmiş. Öldürmek. Yorgun. Yıkmak.
Afford assistance : Yardım etmek.
Fordyce : Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Arkansas eyaletinde şehir. Arkansas'ta bir şehir (abd).
Fordid : Mahvetmek. Yok etmek. Sökmek. Kovmak. Aşırı çalışmaktan tükenmiş. Başından atmak. Bozmak. Öldürmek. Irzına geçmek. Bıkkın.
İngilizce Ford Türkçe anlamı, Ford eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ford ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gerald ford : Cumhurbaşkanı nixon'un istifa etmeye mecbur kaldıktan sonra onun yerine geçen amerika birleşik devletleri'nin 38'nci cumhurbaşkanı (1974-1977).
Dias : Ümit burnu'nu keşfeden portekiz gezgin. Değişke. Diyadlar. Elektron mikroskobunda kas dokusunda sarkoplazma retikulumu ve enine tubuluslardan oluşan yapı. kimi kaslarda ve kalp kasında tek bir enine tubulus ve tek bir terminal sisterna sistem oluşturduklarından bu ad verilir. Diya. Kalp kası diyadı. Kalp kasında bir adet enine tubulusla bir adet terminal sisternalı yapı. Bartolomeu dias (c1450-1500).
Albert : Saat zinciri. Köstek. Kansas eyaletinde şehir.
Shallow : Derin olmayan. Yüzeysel. Sığlaşmak. Dar. Sığlık. Düzlemek. Derine inmeyen. Üstünkörü. Basit.
Dernier : Son. Kesin. Nihai.
Aisle : Sıralar arası yol. İki sıra koltuk arasında uzanan yol. Ara yol. Bina kolu. Reyon (market). Geçenek. Yapı uzantısı. Koridor.
Alejandro : Bir erkek adı (alexander'ın bir biçimi).
Alexanders : Kansas eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri.
Alan : Bir erkek adı.
Alleyway : Sokak arası. Geminin yan kısımlarında bulunan geçit veya koridor. Dar yol. Binaları bağlayan geçit.
Ford synonyms : gerald rudolph ford, gerald r. ford, ford madox ford, ford hermann hueffer, president ford, descemet, dimaggio, aisles, bab, forded, areaway, dilbert, aaron, adrian, diego, cognomens, dickinson, alfred, cavalcade, andrew, alexander, fords, areaways, allan, derrida, dietrich, andy, alleyways, andre, diderot, canalis, diddley, alleys.
Ford ingilizce tanımı, definition of Ford
Ford kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A place in a river, or other water, where it may be passed by man or beast on foot, by wading. To wade through. To pass or cross, as a river or other water, by wading.

Bu kısımda Ford kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ford ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ford anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ford ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.