Forded türkçesi Forded nedir

  • Sığ geçit.
  • Irmağın sığ geçit yeri.
  • Sığ yerden yürüyerek geçmek.
  • Sığ yer.
  • Irmak geçidi.
  • Nehirden yaya geçmek.
  • Irmağın geçit yeri.
  • Nehir geçidi.
  • Geçit.
  • Irmakta yürüyerek geçilen sığ yer.

Forded ingilizcede ne demek, Forded nerede nasıl kullanılır?

Afforded : Bulabilmek. Çıkışmak. Satın almaya gücü yetmek. Karşılamak (parasal olarak). Vermek. Maddi gücü yetmek. Parası yetmek. Zamanı olmak. Gücü yetmek. Zaman ayırabilmek.

Fordeep : Bir yerteknesinin, önbölge yönündeki kenar çukuru. Önçukur.

The ford foundation : Bilgi inşa eden ve organizasyonları ve ağları güçlendiren bağış veya kredi sağlayan yardımsever organizasyon. Ford vakfı.

Gerald ford : Gerald rudolph ford (1913-2006). Cumhurbaşkanı nixon'un istifa etmeye mecbur kaldıktan sonra onun yerine geçen amerika birleşik devletleri'nin 38'nci cumhurbaşkanı (1974-1977).

Ford : Ford motor şti. kurucusu. Nehirden yaya geçmek. Sığ yer. Irmak geçidi. Kurma hattında seri üretim tekniğinin öncüsü. Irmağın sığ geçit yeri. Geçit. Gerald rudolph ford (1913-2006). Sığ geçit. Henry ford (1863-1947) abd otomobil üreticisi.

Fordo : Mahvetmek. Yok etmek. Yıkmak. Sökmek. Bıkkın. Aşırı çalışmaktan tükenmiş. Bozmak. Başından atmak. Kovmak. Öldürmek.

Fording : Sığ yerden yürüyerek geçmek. Geçiş yüksekliği.

 

Fordone : Tükenmiş. Mahvolmuş. (arkaik) yorgun. Harabeye dönmüş. Berbat olmuş.

Fordid : Bıkkın. Bozmak. Kovmak. Yıkmak. Mahvetmek. Irzına geçmek. Aşırı çalışmaktan tükenmiş. Yok etmek. Başından atmak. Sökmek.

Afford : Durumu el vermek. Satın almaya gücü yetmek.

İngilizce Forded Türkçe anlamı, Forded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Repress : Gemlemek. İçine atmak. Menetmek. Uzaklaştırmak. Tutmak. Acısını içine atmak. Baskılamak. Zulmetmek. Baskı altında tutmak. Bastırmak.

Shoals : Bilinmeyen güçlük. Sürü. Balık sürüsü. Kalabalık. Sığlık. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Tehlike.

Quondam : Sabık. Önceden. Eski. Önceki.

Shallow : Üstünkörü. Derine inmeyen. Derin olmayan. Sığlık. Sığlaşmak. Dar. Basit. Yüzeysel. Sığ.

Aisles : Bina kolu. Ara yol. Yapı uzantısı. Koridor.

Catwalk : İskele. Dar köprü. Dar bir yaya yolu. Geçit kalası. İki bina arasındaki köprü. Podyum. İki binayı birbirine bağlayan köprü. Kediyolu.

Causeway : Dolgu yol. Bozuk arazide yapılmış geçit. Geçit yol. Bataklıktan geçen yol. Set. Şose. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Cadde. Sedde üstü yolu.

Cavalcade : Süvari geçit töreni. Bütün sirk sanatçılarının giysileriyle seyirci önünden geçmeleri. Atlılar. Atlılar alayı. Süvari alayı. Süvari alayı resmi geçidi.

Alleyway : Sokak arası. Binaları bağlayan geçit. Geminin yan kısımlarında bulunan geçit veya koridor. Dar yol.

Forded synonyms : fords, past, alleys, sometime, onetime, shoal, access, areaway, areaways, alleyways, bab, suppress, erstwhile, one time, aisle, unlearn, bury, canalis, ford, old, alley, catwalks, causeways.

 

Forded zıt anlamlı kelimeler, Forded kelime anlamı

Remember : Görmek. Aklında tutmak. Hatırda tutmak. Düşünmek. İhmal etmemek. Aklına gelmek. Anımsamak. Yadetmek. Hatırlamak. Anmak.

Future : Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Ati. Gelecek zaman. İleri. İleriki. İlerki. Gelecek zaman kipi. Vadeli. Yarın.

Present : Şimdiki. Tanıtmak. Bugünkü. Şu anki. Temsil etmek. Takdim etmek. Adamla getirtme. Sahnede göstermek. Mevcut. Vermek.