Fordid türkçesi Fordid nedir

Fordid ingilizcede ne demek, Fordid nerede nasıl kullanılır?

Fording : Geçiş yüksekliği. Sığ yerden yürüyerek geçmek.

Fordist production system : Hareketli üretim bantları, özel amaçlı takım tezgahları aracılığıyla ölçünleştirilmiş malların kitlesel seri üretiminin öngörüldüğü, ürün ölçünleştirilmesinin üretimin verimliliğini artırdığı ve artan istemin de bu ölçünleştirmeyi hızlandırdığı ve otomobil üreticisi henry ford’un geliştirdiği üretim biçimi. Fordist üretim sistemi.

Affording : Karşılamak (parasal olarak). Gücü yetmek. Maddi gücü yetmek. Zamanı olmak. Bulabilmek. Satın almaya gücü yetmek. Göze almak. Parası yetmek. Vermek. Zaman ayırabilmek.

Postfordist production : Esnek üretim. Müşteri istemine göre üretilen ürünün miktar ve niteliğinde kolay ve hızlı değişimine izin veren ve toplam kalite kontrolü, tam zamanında üretim ve kalite kontrol çemberlerinden oluşan üç temel ögeye dayalı siparişe göre üretim.

Postfordist production system : Esnek üretim sistemi. Birbirine bir malzeme taşıma ağı ile bağlanmış, yarı bağımsız sayısal kontrollü tezgahlardan oluşan benzetim yöntemlerinden yararlanan bilgisayar kontrollü bir üretim sistemi. krş. fordist üretim sistemi.

 

The ford foundation : Bilgi inşa eden ve organizasyonları ve ağları güçlendiren bağış veya kredi sağlayan yardımsever organizasyon. Ford vakfı.

Rutherfordium : Rutherfordyum. Uranyumdan daha büyük atom numarasına sahip radyoaktif element. Ayrıca unniqualdium diye bilinen(kimya). (rf) rytherfordiyum.

Fordo : Irzına geçmek. Mahvetmek. Bıkkın. Kovmak. Öldürmek. Aşırı çalışmaktan tükenmiş. Yıkmak. Sökmek. Başından atmak. Yok etmek.

Fordeep : Bir yerteknesinin, önbölge yönündeki kenar çukuru. Önçukur.

Gerald ford : Cumhurbaşkanı nixon'un istifa etmeye mecbur kaldıktan sonra onun yerine geçen amerika birleşik devletleri'nin 38'nci cumhurbaşkanı (1974-1977). Gerald rudolph ford (1913-2006).

İngilizce Fordid Türkçe anlamı, Fordid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fordid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beat somebody hollow : Bozguna uğratmak. Tam olarak yenmek. Alt etmek.

Disjoints : Ayrışık. Parçalarına ayırmak. Ek yerlerinden ayırmak. Eklem yerinden ayırmak. Dağıtmak. Yerinden çıkarmak. Ayırmak. Parçalamak. Birleştiği yerden ayırmak.

Destroys : Tahrip etmek. Ümidini yıkmak. Harap etmek. İmha etmek. Helak etmek. Tüketmek. Zeval vermek.

Ravish : Kirletmek. Çok sevindirmek. Kalbini çalmak. Zevk vermek. Esritmek. Tecavüz etmek. Kendinden geçirmek. Gaspetmek. Mest etmek.

Command : Yönetim. Komuta. Emretmek. Kumanda etmek. Emir vermek. Hakim olmak. Yetki. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Telkin etmek. Kontrol etmek.

 

Brush off : Savmak. Sepetlemek. Fırça ile temizlemek. Dikkate almamak. Reddetmek. İlişkiyi kesmek. (başından) defetmek. Tozunu almak.

Adulterate : Seyreltmek. İçine yabancı madde katmak. Değerini düşürmek. Hileli. Yabancı madde katmak. Karıştırmak. Saflığını bozmak. Hile katmak. Yabancı madde karıştırarak.

Fed : Federal rezerv sistemi. Federal ajan. Abd'nin merkez bankası. Beslenen. Federe devlet. Beslenmiş. Federasyon.

Bankrupted : İflas etmiş. Batkın. Çökertmek. İflas etmiş kimse. İflas ettirmek. Borcunu ödeyememiş. Müflis. Batırmak. İflas.

Aweary : Bitkin. Bitik.

Fordid synonyms : bring to a close, be ruin of somebody, effete, ravished, disassembling, assassinates, defeat, croaked, banishes, blow down, alloy, croaks, criminalise, annihilates, bounce, addles, cashiered, sicker, abash, boot, has a belly full, require, bust up, demounted, daff, disallow, squalid, get rid of, detaches, confounds, barbarizing, jaded, rape.

Fordid zıt anlamlı kelimeler, Fordid kelime anlamı

Decriminalize : Decriminalise. Yasallaştırmak. Suç olmaktan çıkarmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar).

Legalize : Yasal hale getirmek. Meşru kılmak. Yasallık kazanmak. Onaylamak. İmza vb mahkemece tasdiki. Hukukileştirmek. Meşrulaştırmak. Kanunlaştırmak. Kanuni kılmak. Yasallaştırmak.

Allow : Saymak. Koyvermek. Düşünmek. İtiraf etmek. İzin vermek. Fikrinde olmak. İmkan vermek. Hesaba katmak. Kabul etmek. Bırakmak.

Fordid antonyms : decriminalise, permit, reputable.