Foremasts türkçesi Foremasts nedir
- Pruva direği.
- Geminin ön kısmındaki pruva direği.
- İki direkli bir gemide baş tarafa yakın direk.
- Baş direği.
Foremasts ingilizcede ne demek, Foremasts nerede nasıl kullanılır?
Foremast : İki direkli bir gemide baş tarafa yakın direk. Pruva direği. Geminin ön kısmındaki pruva direği. Baş direği.
Foreman : Kolbaşı. Usta. İşçibaşı. Formen. Amele başı. Jüri sözcüsü. Kalfa. Ustabaşı. Başkan. Reis.
Foreman of the jury : Jüri lideri. Bir hukuki suç davasının son hükmüne karar verecek olan jürilerin başında duran kimse. Jüri sözcüsü.
Foremanship : Yöneticinin pozisyonu. Ustabaşılık. Ustalık. Bir jürinin liderliği.
Assistant foreman : Başkan yardımcısı. Kalfa.
Forementioned : Tartışmada daha önce bahsi geçen. Daha önce bahsedilen. Yukarda bahsedilen. Yukarda belirtilen. Adı geçen. Zaten bahsedilmiş. Daha önce belirtilen.
Foremen : Kolbaşı. Başkan. İşçibaşı. Kalfa. Amele başı. Formen. Jüri sözcüsü. Usta. Reis. Ustabaşı.
Machine foreman : Mekanik işler sorumlusu. Sahnenin mekanik araçlarının bakımını ve onarımını yapan kişi.
Head foreman : Ustabaşı. Tüm çalışanlardan sorumlu olan kişi (fabrika, şantiye, vb.).
Mine foreman : Başmadenci.
İngilizce Foremasts Türkçe anlamı, Foremasts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foremasts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Predict : Öngörüde bulunmak. Kehanette bulunmak. Önceden bildirmek. -e hakkında kehanette bulunmak. -e dair kehanette bulunmak. Tahmin etmek. Önceden haber vermek. Önceden söylemek. Öngörmek.
Prognosticate : Kehanette bulunmak. Önceden haber vermek. İşaret etmek (gelecek hakkında bir şeye). Prognostikat. Belirtisi olmak. Tahmininde bulunmak (gelecekte bir şey olacağı). Tahminde bulunmak.
Anticipate : Önceden yapmak. -den önce davranmak. Sezmek. Önce davranmak. Ummak. Beklenti sahibi olmak. Tahmin etmek. Görmek. Önceden görmek. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak.
Promise : Umut. Ant. Benzemek ( ceğe). Vaatte bulunmak. Önceden haber vermek. Umut vermek. Söz vermek. Umutlu olmak. Vaadetmek. Vaat.
First : Birinci. Önde gelen. Birincilik. İlk. Başlangıç. İlk olarak. En büyük. Başta gelen. İlk kez. Önce.
Forebode : Önceden haber vermek. Önsezi. Önceden sezmek. Uğursuz saymak. İçine doğmak. Belirtisi olmak. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi).
World class : En yüksek kalite. En yüksek seviye. Birinci sınıf. Dünya sınıfı. En iyi kalite.
Calculate : Hesaplama yapmak. Güvenmek. Endazeye vurmak. Hesap yapmak. Bel bağlamak. Düşünüp taşınmak. İhtimal vermek. Tasarlamak. Tahmin etmek. Planlamak.
Best : Geçmek. Birinci sınıf. En iyi şekilde. Yenmek. En iyi. Alt etmek. Hakkından gelmek. En çok. En iyisi. Baskın çıkmak.
Foremasts synonyms : foremast, foretell, call.
Foremasts zıt anlamlı kelimeler, Foremasts kelime anlamı
Worst : Yün iplik. En kötü şekilde. En kötü şey. Yenmek. En fena. En kötü biçimde. En kötü. En kötüsü. Alt etmek.
Back : Arka çıkmak. Alt tahta. Arka. Sırt. Geçmişe. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Art. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Geride. Arkasını imzalamak.

Bu kısımda Foremasts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foremasts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foremasts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foremasts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.