Foremanship türkçesi Foremanship nedir

  • Bir jürinin liderliği.
  • Yöneticinin pozisyonu.
  • Ustabaşılık.
  • Ustalık.

Foremanship ingilizcede ne demek, Foremanship nerede nasıl kullanılır?

Foreman of the jury : Jüri sözcüsü. Bir hukuki suç davasının son hükmüne karar verecek olan jürilerin başında duran kimse. Jüri lideri.

Assistant foreman : Başkan yardımcısı. Kalfa.

Flies foreman : Sahnenin çalışma köprülerinde çalışan işçileri denetleyen işçibaşı. Çalışma köprüsü işçibaşısı.

Head foreman : Ustabaşı. Tüm çalışanlardan sorumlu olan kişi (fabrika, şantiye, vb.).

Machine foreman : Sahnenin mekanik araçlarının bakımını ve onarımını yapan kişi. Mekanik işler sorumlusu.

Opposite promptside foreman : Sahne sağı işçibaşısı. Sahne sağında, kuliste, uygulayım işlerini yürüten işçibaşı.

Stage foreman : Gösteri sırasında sahnede yapılacak uygulayım işlerini denetleyen işçibaşı. Sahne işçibaşısı.

Foreman : Jüri sözcüsü. Usta. Formen. Başkan. Kalfa. Ustabaşı. Kolbaşı. İşçibaşı. Reis. Amele başı.

Prompt side foreman : Sahne solu işçibaşısı. Sahne solunda, kuliste, teknik işleri yürüten işçibaşı.

Mine foreman : Başmadenci.

İngilizce Foremanship Türkçe anlamı, Foremanship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foremanship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Diplomacy : Diplomatlık. İlişkilerde ustalık. İkna yeteneği. Diplomasi. Diplomatik. Başkalarıyla ilişkide ustalık. İnsanlarla ilişkide incelik. Siyaset. Başarı.

Dexterousness : Marifet. Beceriklilik. Hüner. Hünerlilik. Ustalıkla olma durumu. Yeteneklilik. Eli çabukluk.

Art : Beceri. İnsanoğlunun iç ve dış dünyasının etkisinde kalarak oluşturduğu duyulara yönelik beğenisel ve güzelduyusal (estetik) yönleri, yararlı yönlerinden daha çok olan nesne ya da onun bir bölümü. bk. aygıt. krş. halk sanatı, büyü, din. Gerçeği güzel tasarımlarla yansıtan özel bir toplumsal bilinç ve insan devinimi biçimi. Hüner. Yol yordam. Sanat. Bilim dalı. Büyü. Sanat eseri.

Post : Afişe etmek. Posta ile göndermek. Sonra. Vazifelendirmek. Sonraki. İlan yapıştırmak. Postalamak. Makam. Bildirmek. Direk.

Place : Yerleşim yeri. Sıra. Mahal. Kim olduğunu çıkarmak. Vermek (para). Mevki. Oturtmak. Anımsamak. Ev. Yer.

Craftsmanship : Zanaatçılık. Hüner. Sanatçılık. İnce iş. Zanaatkarlık. İşçilik. Sanatkarlık.

Competence : Akarsuyun iterek ve yuvarlayarak devindirebileceği büyüklükte kaya parçasının oylumu. Akarsuyun sürükleme gücü. Uzmanlık. Yetki. Beceri. Liyakat. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Yetenek. Yeterlik.

Artifices : Marifet. Oyun. Yapıntı. Desise. Hüner. Beceri. Kurnazlık. Hile. Sanat.

Artfulness : Maharet. Kurnazlık. Beceri. Maharetlilik. Hinlik. Siyaset.

Artisanship : Sanatkarlık. Zanaat. Sanatçılık. Zanaatçılık.

Foremanship synonyms : spot, dexterity, adeptness, craft, billet, a twist of the wrist, position, situation, cunningness, artifice, deftness, berth, diplomacies, office.