Forestallment türkçesi Forestallment nedir

  • Korunma.
  • Boşa çıkma.
  • Önleme.
  • Bekleme.
  • Önleyici tedbir.
  • Önüne geçme.
  • Yol kesme.
  • Engelleme.
  • Umma.
  • Tahmin.
  • Önlem.
  • Önceden harekete geçme.
  • Önceden hareket etme.
  • Engel olma.
  • Zorla durdurma.
  • Pusu kurma.
  • Hüsran.

Forestallment ingilizcede ne demek, Forestallment nerede nasıl kullanılır?

Forestall : Stoklamak. Erken davranıp önlemek. Önce davranmak. İşini bozmak. Önlemek. Önüne geçmek. Engel olmak. Pusu kurmak. Önceden yapmak. Önce davranıp engellemek.

Forestalled : Önce davranıp engellemek. Önlemek. Engel olmak. Pusu kurmak. Erken davranıp önlemek. Önce davranmak. Önceden yapmak. Stoklamak. Önüne geçmek.

Forestaller : Önceden hareket eden kimse. Pusu kuran. Önceden harekete geçen kimse. Yol kesen. Engel olan veya yaptırmayan kimse.

Forestalling : Önüne geçme. Önüne geçmek. Önleme. Zorla durdurma. Önce davranmak. Engel olma. Pusu kurma. Yol kesme. Önceden yapmak. Stoklamak.

Forestalls : Önceden yapmak. Pusu kurmak. Önlemek. Önce davranıp engellemek. Engel olmak. Önüne geçmek. Stoklamak. Önce davranmak. Erken davranıp önlemek.

İngilizce Forestallment Türkçe anlamı, Forestallment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forestallment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expectations : Mirasa konma beklentisi. Olasılık. Ümit. Beklentiler. Beklenilme. Karar birimlerinin, iktisadi değişkenlerin gelecekte alacakları değerlere ilişkin inanç ve öngörüleri. Umut. Beklenti.

 

Preventives : Karşılayıcı. Men eden. Önleyici. Önleyici ilaç. Önleyici şey. Engelleyici. Koruyucu. Engel olan.

Rampart : Sur ile çevirmek. Sur. Siper. Kale duvarı. Savunma. Set. İstihkam.

Conjecture : Sanmak. Zannetmek. Varsaymak. Varsayım. Sanı. Hipotez. Tahmin etmek. Tahmine dayalı fikir. Varsayı.

Foresight : Önsezi. Bir durumu önlemler almaya elverecek biçimde önceden görme yeteneği. Öngörü. İleri görüş. Sağgörü. Seziş. Arpacık. Feraset. Sağduyu.

Disappointment : Hayal kırıklığına neden olan şey. Düş kırıklığına uğratan şey. Sukutu hayal. Hayal kırıklığı. Düş kırıklığı. Hayal inkisarı. Kırgınlık. Hayal kırıklılığı.

Contemplation : Düşünceye dalma. Dalma. Seyretme. Düşünme. Derin düşünme. Niyet. Beklenti. Dikkatle izleme.

Estimate : Hesap. Takdir. Değerlendirmek. Tahmin etmek. Düşünce. Hesaplamak. Hesap etmek. Aranan evrendeğere ilişkin olarak örneklemeyle elde edilen değer ya da çıkarım yordamlarıyla varılan bekleni ya da beklenti. Biçmek. İşi kabul etme.

Expectation : Olasılık. Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Deneysel verilerden ve hesaplardan belirli bir sonucu bekleme. İntizar. Beklenilme. Umut. Beklenti. Mirasa konma beklentisi.

Dwell : Bir yerde oturmak. Durma. Kalmak. İkamet etmek. Hayat sürmek. Oturmak. Durmak. Yaşamak. Bir yerde yaşamak.

Forestallment synonyms : avoiding, obviation, expediences, preventions, awaiting, preventive, manoeuvre, preclusion, expedient, disappointments, expectancy, protections, detournement, encumbering, defense, mares nest, blocking, thwarting, crackdowns, hindrances, detainment, obstruction, hindrance, phylaxis, approximation, bodement, hinderance, barrier, preservations, conjectures, expectancies, expedients, safeguard.