Fornicatus türkçesi Fornicatus nedir

  • Kubbeli, tavanlı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Fornikatus.

Fornicatus ingilizcede ne demek, Fornicatus nerede nasıl kullanılır?

Fornicate : Zina yapmak. Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak. Zina etmek.

Fornicated : Zina yapmak. Zina etmek. Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak.

Fornicates : Zina yapmak. Zina etmek. Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak.

Fornicating : Zina yapmak. Zina etmek. Evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmak.

Fornication : Zina. Fornikasyon. Evlilik dışı ilişki. Gayrimeşru cinsel ilişki.

Fornicatress : Zina eden kadın. Hafifmeşrep kadın.

Fornicatrices : Kocası olmayan bir erkekle evlilik dışı ilişki yaşayan kadın. Zina yapan kadın. Önüne gelenle beraber olan kadın.

Fornicatrix : Zina yapan kadın. Kocası olmayan bir erkekle evlilik dışı ilişki yaşayan kadın. Önüne gelenle beraber olan kadın.

Fornicatory : Zinaya ilişkin. Cinsel gelişigüzellik veya önüne gelenle yatma ile ilgili.

Fornications : Evlilik dışı ilişki. Zina. Gayrimeşru cinsel ilişki. Fornikasyon.

İngilizce Fornicatus Türkçe anlamı, Fornicatus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fornicatus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sleep with : Mala vurmak. Sevişmek. İle sevişmek. Yatmak. İlişkiye girmek. Götürmek. Beraber olmak (cinsel). Biriyle düşüp kalkmak. Cinsel ilişkiye girmek.

 

Jade : Yaşlı beygir. Yeşim. Yeşimtaşı. Ak, yeşilimtrak ya da yeşil renkli bir ışınsı türü. (genellikle kütlesi biçimsizdir. bu taşa nefrit adı da verilir ve süs taşı olarak kullanılır.). Yada taşı. Açık yeşil. Fahişe. Yılkı atı. Haspa.

Hump : Tepe. Hörgüç. Vuruşmak. Tümsek. Cinsel ilişkiye girmek. Binmek. Kamburluk. İlişki kurmak. Sırtında taşımak. Huzursuzluk.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Be intimate : Sevişmek. Götürmek. Canciğer olmak. Mala vurmak. Cinsel ilişkiye girmek. Seks yapmak.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Have sex : Seks yapmak. Yatmak. Götürmek. Sevişmek. Cinsel ilişkiye girmek. Mala vurmak.

Bonk : Götürmek. Sikiş. Tokatlamak. (karşı cinsi) götürmek. Mercimeği fırına vermek. Vurmak. Birisini yatağa atmak. Çarpmak. Aşk yaşamak. Cinsel ilişkiye girmek.

Rounder : Yuvarlatıcı. Tur. Devir. Ayyaş. Serkeş. Serseri.

Fornicatus synonyms : have a go at it, bedhop, roll in the hay, have it away, bed hop, loose woman, lie with, get it on, abaxial, a crochordon, trollop, have it off, abdominal palpation, screw, do it, make love, abamectin, fuck, adulterer, wencher, libertine, slut, a band, a c deformity, debauchee, know, make out, sleep around, abdominal fat necrosis, bang, hussy, jazz, abdomen.