Jade türkçesi Jade nedir

  • Yosma.
  • Açık yeşil.
  • Yaşlı beygir.
  • Haspa.
  • Yada taşı.
  • Yeşim.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Çok yormak.
  • Ak, yeşilimtrak ya da yeşil renkli bir ışınsı türü. (genellikle kütlesi biçimsizdir. bu taşa nefrit adı da verilir ve süs taşı olarak kullanılır.).
  • Yormak.
  • Beygir (yaşlı).
  • Yeşimtaşı.
  • Fahişe.
  • Fingirdek kız.
  • Yılkı atı.

Jade ile ilgili cümleler

English: This necklace is made of jade.
Turkish: Bu kolye yeşim taşından yapılmış.

English: She believes that jade has medicinal properties.
Turkish: O, yeşim taşının tıbbi özellikleri olduğuna inanmaktadır.

Jade ingilizcede ne demek, Jade nerede nasıl kullanılır?

Jaded : Zevksiz. İsteksiz. Bezgin. Yorgun. Bitkin. Çok yorgun. Yavan. Yorulmuş. Tatsız tuzsuz. Bıkkın.

Jadedly : Bitkin bir halde. Yorgun bir şekilde. İsteksizce. Yıpranmış bir şekilde. Yorgun bir biçimde. Bitkin bir şekilde. Tatsız tuzsuz bir halde.

Jadedness : Tükenme. Birşeylerin aşırı yenmesi yüzünden bıkkınlık. Yorgunluk. Bıkkınlık. Bitkinlik.

Jadeite : Jadeit. Rengi beyazımsı ve koyu yeşil arasında değişen mineral. Yeşimtaşının bir çeşidi.

Jadeites : Jadeit.

Jadishly : Aksi bir biçimde. Huysuzca. Yıpranmış bir halde. Eskimiş bir biçimde. Eskimiş bir şekilde.

Ahmadinejad : Mahmoud ahmadinejad (1956 doğumlu). Bir soyadı. İran islam cumhuriyeti cumhurbaşkanı.

 

Garin bujadoux syndrome : Lyme hastalığı. Garin-bujadouxsendromu.

Jades : Fingirdek kız. Haspa. Açık yeşil. Yosma. Yeşimtaşı. Çok yormak. Yormak. Yeşim. Fahişe. Beygir (yaşlı).

Mahmoud ahmadinejad : (1956 doğumlu) iran islam cumhuriyeti'nin devlet başkanı. Mahmut ahmedinejad.

İngilizce Jade Türkçe anlamı, Jade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bitch : Kafa şişirmek. Sevimsiz şey. Şikayet etmek. Cadı kadın. Cadaloz. Kancık. Cadı. Hadi oradan. Kahpe.

Doing up : Sarmak. Tamir etmek. Bağlamak. Fermuarını çekmek. İliklemek. Paketlemek. Güzelleştirmek.

Doxie : Dini görüşler. Metres. Doktrin. Fikir.

Do up : Tamir etmek. Güzelleştirmek. Onarmak. Fermuarını çekmek. İliklemek. Restore etmek. Sarmak. Bağlamak. Paketlemek.

Tire to death : Halsiz bırakmak. Canını çıkarmak. Yorgunluktan öldürmek.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü.

 

Tire out : Bıktırmak. Pestile çevirmek. Halsiz bırakmak. Bitkin düşürmek. Bıkkınlık vermek. Pestilini çıkarmak. Canını çıkarmak. Sucuğunu çıkarmak.

Harass : Tacizde bulunmak. Usandırmak. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Bezdirmek. Eziyet vermek. Sıkmak. Canına okumak. Bizar etmek.

Hack : Yazar bozuntusu. Kertik. Doğramak. Tekme. Beygir. Sıradan yürüyüş ve iz sürmede binicilik için kullanılan at. Darbe. At arabası. Kıymak. Çentik.

Jade synonyms : opaque gem, equus caballus, overtired, agricultural geology, bawd, courtezan, attributes, attribute to, plug, delilah, chop, alkali rocks, cyprians, pea green, ascribes, queans, bitches, harassed, quean, abysal environment, harasses, algonkian, horse, kittened, coquette, cocotte, courtesans, overtires, overtiring, adventive cone, jades, coquettes, demi monde.

Jade zıt anlamlı kelimeler, Jade kelime anlamı

Achromatic : Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksiz. Akromatik. Perdesi değişmeyen. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksemez. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz.

Refresh : Dinçleşmek. Canlandırmak. Ferahlatmak. Canlanmak. Tazelemek. Açılmak. Güçlendirmek. Tazelenmek. Yenilemek.

Jade ingilizce tanımı, definition of Jade

Jade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lose spirit. A mean or tired horse. To spurn. A worthless nag. To treat like a jade. A stone, commonly of a pale to dark green color but sometimes whitish. It is very hard and compact, capable of fine polish, and is used for ornamental purposes and for implements, esp. in Eastern countries and among many early peoples. To become weary.