Fortuities türkçesi Fortuities nedir

Fortuities ingilizcede ne demek, Fortuities nerede nasıl kullanılır?

Fortuitism : Gelişimin olumsal sonucuna inanç.

Fortuitous : Arızi. Kasıtsız. Şanslı. Rastlantısal. Tesadüfi. Rastlantı sonucu. Beklenmedik. Geçici. Şans eseri olan. Kazara.

Fortuitously : Rastlantı. Şans eseri. Tesadüfen. Rastlantı eseri.

Fortuitousness : Şans eseri olma vasfı. Bir rastlantı sonucu vaki olan. Kazara olma özelliği. Tesadüfilik. Kazara. Tesadüf.

Fortuity : Rastlantı. Tesadüf.

İngilizce Fortuities Türkçe anlamı, Fortuities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fortuities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unintended : Kasıtsız. İstemeden yapılan.

Causeless : Sebepsiz. Nedensiz. Asılsız. Rastlantı sonucu olan.

Conjunction : Bağlaç. Birlikte. Konjonksiyon. Birlik. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Bağlaşım. Birleşim. Söz içinde birden çok kelimeyi kelime grubunu veya cümleyi birbirine bağlayarak aralarında çeşitli yönlerden ilgiler kuran görevli kelimeler. bazı bağlaçlar, bağladıkları ögelerden önce veya sonra tekrarlanarak da kulanılırlar: ile, ve, de, hem… hem, ne… ne, de… de, gerek… gerekse, olsun… olsun; ya, yahut, ya da, veya, ya…ya, mi…mi, ister…ister, ama, fakat, lakin, yalnız, ancak, bununla birlikte, şu var ki, yine de, bir…bir, kimi…kimi, bazen…bazen, kah…kah…, hatta, bile, üstelik yani, demek ki, böyle ki, başka bir deyimle; ki, kim; gerçekten, nitekim, halbuki, oysa; çünkü, zira; buna göre, bundan dolayı, bu sebeple, bunun üzerine bunun için öyleyse; ta ki, diye; eğer, şayet, yoksa, illa, o takdirde; aksi halde vb. örnekler: biz de güçsüzüz ama iyimseriz (kemal tahir, yol ayrımı, s. 235). arkası bana dönük olduğu için göremem ama budala gülme hep dudağındadır. (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 2, s. 232) ya devlet başa ya kuzgun leşe. anlayışlı fakat hazırlıksız bir kimse. hem kel hem fodul. ya anlat yahut da yazılı olarak getir. demek ki, senin anlattığın kadarından da fazlaymış. teşrinler geldi, lüfer mevsimi başlayacak yahut nisandayız. boğaz sırtlarında erguvanlar açmıştır, diye düşünmek, yaşadığımız anı efsaneleştirmeye yetişir. (a. h. tanpınar, beş şehir, s. 145). “ne bir ayak sesi hanın boş, loş, sessiz, ölü sofalarında gezindi, ne de bir kapı gıcırtısı duydum” (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 181). zengin mi fakir mi bilmiyorum o mu yoksa öteki mi gelecek “on yedisinde ya var, ya yoktu”. (y. kemal, ortadirek, s. 358).

 

Fortunate : Mesut. Akgünlü. Bahtiyar. Şanslı. Uğurlu. Talihli. Kısmeti açık. Hayırlı. Kısmetli. Bahtı açık.

Casualness : Kayıtsızlık. İlgisizlik. Gelişigüzellik. Kaygısızlık. Tesadüfilik. Hafiflik.

Contingent : Olasılıklı. Beklenmedik olay. Türküm. Olay. -e bağlı. Şartlı. Grup. Umulmadık. Olası.

Chance : Şans eseri olmak. Tesadüfi. Rastlantısal. Şans eseri olan. Tesadüfen olmak. Riske girmek. Olasılık. Fırsat. Rastlantı sonucu oluşmak.

 

Contingencies : Gayrinakdi kredi ve yükümlülükler. İhtimal. Beklenmedik olay. Olasılık.

Accidents : Kaza. Kazalar. Beklenmedik olay. Araz. Değiştirme işaretleri.

Fortuities synonyms : uncaused, chance meeting, concurrences, flukier, coincidences, contingency, by accident, chances, concurrence, adventitiousness, casus, accident, by coincidence, coincidence, flukey, contingents, accidentalness, fortuitously, conjunctions.

Fortuities zıt anlamlı kelimeler, Fortuities kelime anlamı

Intended : Müstakbel. Birinin evleneceği kimse. Kasıtlı. İstenilen. Kastedilen. Nişanlı. Yönelik. Tasarlanmış. Kasti. Planlanan.

Unfortunate : Şanssız. Kara bahtlı. Bahtsız. Mutsuz. Makus. Uygunsuz. Kadersiz. Aksi. Başarısız. Zavallı.