Forwarded türkçesi Forwarded nedir

Forwarded ile ilgili cümleler

English: I forwarded the message I got from Tom to Mary.
Turkish: Tom'dan aldığım mesajı Mary'ye gönderdim.

English: We fast-forwarded the film.
Turkish: Biz filmi hızlı ileri sardık.

English: Ali forwarded John the email that he received from Mary.
Turkish: Ali Mary'den aldığı e-postayı John'a iletti.

English: I forwarded the schedule you sent me to Tom.
Turkish: Bana gönderdiğin programı Tom'a gönderdim.

Forwarded ingilizcede ne demek, Forwarded nerede nasıl kullanılır?

To be forwarded : Yeni adrese gönderilecek.

Forwarder : Taşıyıcı. Taşıyıcı firma. Nakliyeci. Gönderen. Sevkıyatçı. Taşıma aracısı. Sevkiyatçı. İleri hareket ettirici. Sevkeden firma.

Forwarders : İleticiler. Gönderen. Taşıma aracısı.

Forward air controller : Uçuş müfettişi. İleri hava kontrolörü.

Forward buying : Vadeli satın alma. Ön alım. Vadeli teslim piyasasında satın alma. Gelecekte teslim satınalma. Gelecekte teslim edilmek üzere satın alma.

Forward discount : Vadeli kur ıskontosu. Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki negatif fark. Vadeli döviz iskontosu.

Forward by e mail : Elektronik posta ile ilet.

 

Forward command post : Savaş alanında önde kurulan üs. İleri komuta yeri.

Forward demeaning transformation : İleriye doğru ortalamadan fark dönüştürmesi.

Forward difference approximation : İleriye fark yaklaşıklığı.

İngilizce Forwarded Türkçe anlamı, Forwarded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forwarded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Signaled : Sinyal vermek. Bildirmek. İşaretle bildirmek. İşaret etmek.

Frontward : İleriye doğru. Cepheye doğru. İleri yöne veya öne doğru. Öne doğru. İleriye yönelik.

Dismisses : Reddetmek (dava). Savmak. Bırakmak. Salıvermek. İşten atmak. İşten kovmak. Kovmak. İşten çıkarmak. Azletmek. Kapı dışarı etmek.

Propelled : İleriye itmek. İtmek.

Emit : İfade etmek. Çıkarmak. Vermek. Neşretmek. Yaymak. Yayımlamak. Atmak. Salmak.

Further : İlerlemesini sağlamak. İlerlemesine yardım etmek. Üstelik. Ötedeki. Başka. Yardım etmek. Daha uzaktaki. Daha ileri. Başka yerde. Öte.

Carry : Menzili olmak. Taşıyıcılık yapmak. Yayımlamak. Büyülemek. Getirmek. Geçirmek. Kaldırmak. Bulaştırmak. Elde etmek.

Consigning : Emanet etmek. Bırakmak. Teslim etmek. Tevdi.

Improve : Kıymetlendirmek. Yükselmek. Değerlenmek. Artırmak. İyileştirmek. İlerlemek. Düzeltmek. Yola girmek. Değerini arttırmak.

Progressive : İlerleyici (hastalık). İlerlemiş. Tedrici. Aşama yapan. Progresif. Kalkınan. İyiye giden. Progresif ataksi. Derece derece artan. Terakkiperver.

Forwarded synonyms : forrard, full face, forrad, impel, civilising, dispatched, bundle off, cultivating, expedite, better, shipped, dispatch, carry forward, furthered, sent out, propels, edge, headlong, advance, forwards, cultivates, civilise, expedited, guardant, propel, carried, guide, headfirst, sent, expedites, frontwards, fore, cultivate.

 

Forwarded zıt anlamlı kelimeler, Forwarded kelime anlamı

Backward : Geriye doğru. Başlangıca yönelmiş. Arka. Tersine. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Geç. Ters. Geriye yönelmiş. Kendinden emin olmayan.

Aft : Arkaya doğru (gemi). Arka. Kıçta (gemi). Geri. Arka tarafta (gemi). Gerisinde. Arkasında. Arka taraf. Kıçta. Kıça doğru.

Regressive : Gerileyen, bir hastalık sürecinin şiddetinin azalması. Gerileyici. Regresif. Azalan oranlı. Geriye doğru giden. Geriye giden. Tepki oluşturan (dümen vb.). Gerileyen. Geriletici.