Fractures türkçesi Fractures nedir

Fractures ingilizcede ne demek, Fractures nerede nasıl kullanılır?

Communited fractures : Kommunitif kırık. Parçalı kırık.

Multiple fractures : Multipl kırıklar. Genellikle düşme ve trafik kazalarında, organizmadaki değişik kemiklerde kırıkların oluşması, multiple kırıklar. Çoklu kırıklar.

Fracture grain size : Kırılmada tane büyüklüğü. Kırılma tanesi büyüklüğü.

Fracture plane : Kırılma düzlemi.

Fracture spring : Çatlak gözesi. Suları, kayaçların oldukça büyük çatlaklarından çıkan kaynak. Çatlak kaynağı.

Fracture zone : Kırılma bölgesi. Kırılma zonu.

Butterfly fracture : Kelebek kırığı. Kelebek kanatlarına benzer tarzda ana kırığın, diğer iki kırık uçlarıyla bağlantılı olduğu üç parçalı ve birbirleriyle iştirakli kemik kırığı. en belirgin olarak yarış atlarında metakarpal hastalıkta görülür.

Fracture strength : Kırılma mukavemeti. Kırılma dayancı. Kırılma dayanımı. Kırılma direnci.

Avulsion fracture : Kemiklere yapışan adale, tendo veya ligament gibi anatomik bağların şiddetli etkin kasılması veya pasif çekilmeleriyle bunların yapıştığı kemik çıkıntılarının esas kemik gövdesinden koparak ayrılması, avulziyon kırığı, tensiyon kırığı. Çekip koparma kırığı.

 

Closed fracture : Kapalı kırık. Deri bütünlüğünün bozulmadığı kırık olguları.

İngilizce Fractures Türkçe anlamı, Fractures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fractures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crush : Sıkışıp tepişmek. Zulmetmek. Sıkma meyve suyu. Abayı yakma. Ezmek. İtişmek. Parçalanmak. Sıkmak. Ufalamak. Basmak.

Cleaving : Yarmak. Açmak. Bağlı olmak. Yarılmak. Yapışmak. Bölmek. Dilinim. İkiye ayrılmak. Sadık kalmak.

Aggrieve : Mağdur etmek. İncitmek. Mağdur duruma düşürmek. Gücendirmek. Rencide etmek. Kederlendirmek. Üzmek.

Be piqued at : Gücenmek.

Cleave : -den ayrılmamak. Yarılmak. Bölmek. Delmek. Bağlı olmak. Açmak. Bölünmek. İkiye ayrılmak. Yarmak.

Crushes : Sıkıştırmak. İtişmek. Parçalanmak. Öğütmek. Sıkmak. Buruşmak. Araç ile çiğnemek. Zulmetmek. Kahretmek.

Bursts : Aniden açmak. Patlamak. Ortaya çıkmak. Yarılmak. Boşanmak (gözyaşı). Fırlamak. Patlak vermek. Fışkırmak. Had safhaya gelmek.

Chip : Mikrodevre (bilgisayar). Kenarını kırmak. Kırıntı. Çentik. Havalandırmak top. Çöp. Fiş. Dilimlemek. Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç. kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır, bk. tümleşik çevrim.

Affronting : Hakaret etmek. Aşağılamak. Tahkir etmek. Küçük düşürmek. Hakaret. Hakarette bulunmak. Kabalık etmek. Hakaret etmek (herkesin içinde). Gücendirmek.

Breaching : Yarmak. Gedik açmak. Gedik açma.

Fractures synonyms : abuse, chap, break off, breach, cleaved, fissure, burst, misuse, dehisce, aggrieving, craze, break, breaks, be killed, be broken, breake, break open, be hurt, be offended, aggrieves, break down, die of exhaustion, cracks, chipped, bust, refracture, pervert, crashes, affront, crazes, crack open, crack, abash.