Fragmenting türkçesi Fragmenting nedir

Fragmenting ingilizcede ne demek, Fragmenting nerede nasıl kullanılır?

Okazaki fragmenti : Dna üretimi sırasında kesintili olarak oluşturulan ve daha sonraki aşamada bir ip haline getirilen dna parçaları. Okazaki parçası.

Fragmentism : Parçacılık. Fragmantizm. Xx. yüzyıl başlarında italyan edebiyatında a. soffici'nin açtığı konuları gerçekten alınmış kısa parçalar, küçük tablolar ve yaşayış kesitlerini veren çığır. Yirminci yüzyılın başlarında, italya'da a. soffici'nin açtığı çığır. konulan gerçekten alınmış kısa parçalar ve küçük tablolar ile çeşitli yaşam kesitlerini veren anlayış.

Fragment crystalline : Kristalize olabilen fragment. Fc.

Restriction fragment length polymorphism : Dna’yı restriksiyon enzimleri aracılığıyla keserek dna’daki baz sırası farklılıklarının analiz edilmesi. Rflp.

Antigen binding fragment : Antijen bağlayan parça. Bir antikor molekülünde antijenle bağlanan kısım, fab. Antijen bağlayan kısım. Fab.

Fragment : Fragman. Parçalanmak. Tam olmayan parça. Kırılmış küçük kemik parçası. Parçalamak. Kısım. Bir yapıtın, iyesine özgü özellikleri taşıyan bölümü. Yazılı bir yapıttan alınan bir bölüm. tümü değil de bir bölümü bize kalabilmiş yapıt. örn. büchner'in "woyzek". Yazılı bir yapıttan alınmış bir bölüm. bir kısmı yitirilerek yalnızca bir bölümü kalmış olan yapıt. Küçük parça.

 

Fragmentary : Eksik. Bölük pörçük. Parçalı. Kısım kısım. Yarım yamalak. Tamamlanmamış. Bölük börçük. Ayrılmış. Parça halinde. Parça parça.

Fragmentariness : Eksik kalmışlık. Parçalara kırılmış veya ayrılmış olma niteliği. Parça halinde olma özelliği. Kısım kısım olma. Parça parça olma. Eksiklik.

Fragmentarily : Parça halinde olma durumu. Tamamlanmamış bir şekilde. Bağlantısız bir şekilde. Bölünmüş bir şekilde. Parçalanmış olarak.

Crystallizable fragment : İmmünoglobulin molekülünün papain enzimiyle muamelesinden sonra elde edilen, kristalize olabilen, antijen bağlamayan parçası, fc. Kristalize edilebilen kısım. Kristalize olabilen fragmen.

İngilizce Fragmenting Türkçe anlamı, Fragmenting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fragmenting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come apart : Dağılıvermek. Dağılmak. Parça parça olmak. Kopuvermek. Parçalara ayrılmak.

Doled : (yoksullara para veya yiyecek) dağıtmak. Yoksulluk yardımı. Keder. İşsizlik parası. İşşizlik maaşı almak. İşsizlik yardımı. Hüzün. Pay. Yardım.

Fault : Fay. Kayaç kütlelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması. Günah. Daha önce sıkışık, sertleşmiş katmanların dikey doğrultuda yer değiştirmeleri sonunda yer yer kırılmaları ve bir kırılma düzlemi boyunca kayıp çökmeleriyle oluşan yer biçimi. Hatası olmak. Yanlış. Kusur. Çatlak. Suçu olmak. Kınamak.

 

Broken : Beli bükük. Bozuk konuşma. Taşlı. Bölünmüş. Yarım kalmış. Parçalanmış. İhlal edilmiş. Ezik. Çökmüş.

Ort : Kalan parça.

Cantles : Eyerin arka kaşı. Parça. Köşe.

Grind : Kolunu çevirerek çalıştırmak. Çektirmek. Ezilmek. İneklemek. Çekmek. Sıkıştırmak. Çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni). Üzmek. Zımparalamak. Gıcırdatmak.

Crash : Düşmek (kaza sonucu). İflas etmek. Gürültü etmek. Çarpmak. Gürültüyle düşmek. İflas bayrağını çekmek. Gürültüyle çarpmak. Kırılma. Düşmek. Davetsiz olarak gitmek.

Episode : Parça. Perde. Dilim. Vaka. Zaman dilimi. Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Oluntu. Tefrika.

Trailers : Tanıtma filmi. Treyler. Karavan (amerikan ingilizcesi). Sürüngen bitki. Römork.

Fragmenting synonyms : brecciate, fragmentise, fragmentize, dribblet, crumbles, fracture, element, the element, trailer, component, portioning, caput, department, break into pieces, fragment, bad mark, integral, split up, oddments, cantle, rag, mash, break up, trailering, particle, come to bits, chaptering, crumbed, act, cantlet, comminute, breakage, compartment.