Fraternise türkçesi Fraternise nedir

  • Eklemek.
  • Arkadaşlık etmek.
  • Bir araya gelmek.
  • Arkadaşlık kurmak (ayrıca fraternize).
  • Dost olmak.
  • Kardeşçe davranmak.
  • Dostça ilişki kurmak.

Fraternise ingilizcede ne demek, Fraternise nerede nasıl kullanılır?

Fraternisation : Arkadaşlık etme. Diğerleriyle kardeşçe bir şekilde işbirliği yapmak (ayrıca fraternization). Komünyon. Arkadaşlık. Dost olma.

Fraternising : Eklemek. Kardeşçe davranmak. Arkadaşlık etmek. Dost olmak. Bir araya gelme. Dostça ilişki kurma. Arkadaşlık etme (ayrıca fraternizing). Dostça ilişki kurmak. Bir araya gelmek.

Fraternities : Birlik. Birlik ve beraberlik. Cemiyet. Dernek. Erkek üniversite öğrencilerine ait birlik. Üniversite erkek öğrenci birliği. Kardeşlik. Kardeşlik derneği.

Fraternity : Kardeşlik. Üniversite erkek öğrenci birliği. Erkek üniversite öğrencilerine ait birlik. Birlik ve beraberlik. Dernek. Cemiyet. Kardeşlik derneği. Birlik.

Fraternization : Dost olma. Arkadaşlık etme.

Fraternizes : Dost olmak. Arkadaşlık etmek. Eklemek. Kardeşçe davranmak. Dostça ilişki kurmak. Bir araya gelmek.

Fraternize : Arkadaşlık etmek. Bir araya gelmek. Kardeşçe davranmak. Dost olmak. Dostça ilişki kurmak. Eklemek.

Confraternity : Hayır kurumu. Kardeşlik derneği.

Fraternizing : Arkadaşlık etme. Dost olmak. Eklemek. Dostça ilişki kurmak. Bir araya gelme. Kardeşçe davranmak. Dostça ilişki kurma. Arkadaşlık etmek. Bir araya gelmek.

 

Fraternal society : Kardeşlik derneği.

İngilizce Fraternise Türkçe anlamı, Fraternise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fraternise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Companion : Diğer parça. Kılavuz. El kitabı. Bakıcı. Ahbap. Refakatçi. Eşlik etmek. Refakat etmek. Bir çiftyıldızın kütle bakımından küçük olan bileşeni.

Coalesced : Kaynaşmak. Birleşmiş. Birleşik. Birleşmek.

Congregates : Toplantı yapmak. Toplamak. Bir araya getirmek. Toplanmak. İçtima etmek. Toplu. Birleştirmek. Birikmek. Birleşmek.

Befriend : Arkadaşça davranmak. Elinden tutmak. Yardım etmek. Dostça davranmak. Arkadaş olmak.

Come together : Ortak noktaya gelmek. Ortak noktada buluşmak. Toplanmak. Kavuşmak. Buluşmak. Anlaşmaya varmak. Birikmek. Yeniden birleşmek. Birlikte gelmek.

Accompany : Yanında olmak. Refakat etmek. Beraberinde gitmek. Beraberinde (bir şeyi) getirmek. Birlikte oluşmak. İle beraber yapmak. Eşlik etmek. Ardından gelmek. Birlikte olmak.

Add on : Ekleme. Aksesuar. Ekstra ücret. (bilgisayar)performansını artırmak için bilgisayar eklenen parça. Eklenmiş olan bir şey. Ek. Bindirmek. Eklenen. Üzerine ekleme. Üzerine eklemek.

Made friends : Arkadaşlık kurmak. Arkadaş olmak. Dostluk kurmak.

Affixes : Yapıştırmak (pul). İliştirmek. Atmak (imza). Takmak. Basmak (damga).

Fraternise synonyms : fraternized, chumming, annexes, cotton, befriended, associate, associates, be friends, clustered, club together, coalesce, cottoned, coalesces, affix, annexing, cottoning, fraternising, add, consorts, congregate, cottons, consort with, accrete, chum, befriends, fraternize, accompanies, call together, socialize, adjoin, affixing, add to, adjoins.