Free float rate türkçesi Free float rate nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Halka sunulmuş hisse senetlerinin nominal değerleri toplamının, tüm hisselerin toplam nominal değerlerine oranı.
  • Halka açıklık oranı.

Free float rate ingilizcede ne demek, Free float rate nerede nasıl kullanılır?

Free : Beleş. Özgür. Rahatlatmak. Bedava. Muaf. Erkin. Serbest bırakmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbestçe. Serbest.

Float : Batmamak. Su üzerinde durmak. Uçmak. Dalgalanmaya bırakmak (döviz kurunu). Süzülmek. Kurmak şirket. Yüzdürücü. Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Yüzdürmek. Su yüzünde götürmek.

Rate : Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Oran. Fırça atmak. Hak etmek. Fiyat belirlemek. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Değerlendirmek. Göreli hız. Saymak.

 

Free float : Halka açık hisseler. Serbest kayarlık. Hükümet müdahalelerinin bulunmadığı bir döviz kuru sistemi. Serbest dalgalanma. Esnek kur sisteminde, döviz kurunun belirlenmesinde para yetkesinin müdahalesinin ya hiç olmadığı ya da düşük derecelerde olduğu dalgalanma.

Free floating : Serbest dalgalanma. Dalgalı kur sistemi. Serbest kur sistemi. Esnek kur sisteminde, döviz kurunun belirlenmesinde para yetkesinin müdahalesinin ya hiç olmadığı ya da düşük derecelerde olduğu dalgalanma. Serbestçe hareket edebilen. Serbest (kur sistemi). Devamlı olarak belirli bir pozisyona sabitlenmemiş olan.

Free floating anxiety : Yüzer-gezer kaygı.

İngilizce Free float rate Türkçe anlamı, Free float rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Free float rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Free float rate synonyms : a shift in individual demand, a change in supply, abolition of forced labour convention, abnormal budget, abnormal budget expenditures, a type mutual funds.