Free float türkçesi Free float nedir
- Serbest kayarlık.
- Esnek kur sisteminde, döviz kurunun belirlenmesinde para yetkesinin müdahalesinin ya hiç olmadığı ya da düşük derecelerde olduğu dalgalanma.
- Hükümet müdahalelerinin bulunmadığı bir döviz kuru sistemi.
- Serbest dalgalanma.
- Halka açık hisseler.
- İktisat alanında kullanılır.
Free float ingilizcede ne demek, Free float nerede nasıl kullanılır?
Free : Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Parasız. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Özgür. Ücretsiz. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Erkin. Muaf. Serbest bırakmak. Serbestçe.
Float : Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Yüzdürücü. İçi boş karaçta ya da yakıtlıkta yakıt düzeyini denetleyen kapalı kutu. Görüş almak. Su yüzünde götürmek. Uzak duruş. Yüzeç. Piyasaya çıkarmak. Kurmak (şirket).
Free float rate : Halka açıklık oranı. Halka sunulmuş hisse senetlerinin nominal değerleri toplamının, tüm hisselerin toplam nominal değerlerine oranı.
Free floating : Serbestçe hareket edebilen. Serbest kur sistemi. Serbest dalgalanma. Serbest (kur sistemi). Dalgalı kur sistemi. Devamlı olarak belirli bir pozisyona sabitlenmemiş olan. Esnek kur sisteminde, döviz kurunun belirlenmesinde para yetkesinin müdahalesinin ya hiç olmadığı ya da düşük derecelerde olduğu dalgalanma.
Free floating anxiety : Yüzer-gezer kaygı.
Free access : Ücretsiz erişim.
İngilizce Free float Türkçe anlamı, Free float eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Free float ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Free floating : Dalgalı kur sistemi. Serbestçe hareket edebilen. Serbest (kur sistemi). Devamlı olarak belirli bir pozisyona sabitlenmemiş olan. Serbest kur sistemi.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Free float synonyms : a change in individual demand, a change in supply, a shift in supply, abnormal budget receipts, ability to pay principle, a pass through certificate, a change in demand.

Bu kısımda Free float kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Free float ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Free float anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Free float ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.