Frial türkçesi Frial nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Yargıtay duruşması.

Frial ingilizcede ne demek, Frial nerede nasıl kullanılır?

Friability : Ufalanma. Ufalanırlık. Çabuk ufalanma. Aşınma. Gevreklik. Ufalanabilirlik.

Friable : Kırılgan. Ufalanabilir. Ufalanmaya yatkın. Kolay ufalanabilir. Kırılabilir. Gevrek. Ufalanır. Kolayca ufalanabilen. Kolay dağılır.

Friableness : Kırılganlık. Gevreklik. Kırılgan olma. Kolay kırılabilir olma niteliği.

Friar : Keşiş (katolik). Papaz. Geçimini kiliseye yapılan bağışlarla sağlayan din görevlisi. Manastır. Rahip. Katolik rahibi. Keşiş. Frer (erkeklere özgü bazı dini tarikatlarda).

Friaries : Manastır.

Friary : Manastır.

Fribbling : Oyalanmak. Eğlenmek. Tembellik etmek. Hafifmeşrep. Hoppa. Oynamak. Boşa geçirmek.

Fri : Cum. Aşk ve güzellik tanrıçası (cermen mitolojisi). Cu.

Fribbler : Uçarı kimse. Önemsemeyen kimse. Oyalanan kimse. Oyuncu. Kendini eğlendiren kişi.

Dominican friar : Dominikan rahibi.

İngilizce Frial Türkçe anlamı, Frial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accused : Suçlanan. Zanlı. Suçlu. Sanık. Müttehem. Maznun. İtham edilen.

Administration of justice : Yargı idaresi. Yargı. Adalet yönetimi. Kaza uygulamaları. Adliye.

 

Run : Gitmek (gemi). Yönetmek. Koşturmak. Geçiş. Aday olmak. Yarışa katılmak. Sürü halinde gitmek. Adaylığını koymak. Otlatmak. Kullanmak.

Abstention : Kaçınma. İmtina. Çekimserlik. Uzak durma. Oy vermeme. Çekimser oy. Çekinme. Çekimser kalma. Vazgeçmek.

Attempt : Deneme. Kalkışma. Denemek. Çalışmak. Yeltenmek. Kalkışmak. Kalkmak. Teşebbüs. Teşebbüs etmek.

Abstainer : Oy vermeyen biri. İçki içmeyen biri. Çekimser. Sakınan kişi. Müstenkif. İçki içmeyen kimse. Çekimser kalan biri.

Endeavor : Gayret etmek. Çalışmak. Uğraş göstermek. Çaba harcamak. Çabalamak. Wisconsin'de bir köy (abd). Şimdiye kadar yapılan 5'inci ve en kompleks nasa nihai harekat uzay mekiği. Denemek. Yapmaya çalışmak. Çaba göstermek.

Administer an oath : Ant içirmek. Andiçirme. Yemin ettirmek.

Act of witness : Tanıklık.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Frial synonyms : preclinical trial, clinical trial, ministry of transportation test, double blind, preclinical test, mot test, road test, pilot program, trying on, snellen test, preclinical phase, clinical test, annulment, endeavour, pilot project, aggravating circumstances, try, abetment, experiment, administrative districts, mot, fitting, experimentation, a wide saloon, try on, beta test, absente, acts contra bonos mores, field test, trial run, tryout, trial balloon, allegation.

Frial zıt anlamlı kelimeler, Frial kelime anlamı

Defense : Sanık. Görevi karşı takımın akıncılarına karşı kaleyi korumak olan oyuncuların kurdukları kat. Doğrulama. Savunma katı. Korunma. Defans oyuncusu. Bkz.defence. Koruma. Savunma. Savunu.

Prosecution : Adli takibat. Devam. Sürdürülme. Uygulama. Dava. Takip. Yeniden kovuşturma. İlerletme. Sürdürme.