Friezes türkçesi Friezes nedir
Friezes ingilizcede ne demek, Friezes nerede nasıl kullanılır?
Frieze : Çuha. Duvar süsü. Duvar ya da tavan süsü. Friz ile süslemek. Ratine etmek. Frizle süslemek. Efriz. Kaba yün kumaş. Şayak. Friz.
Friezed : Ratine etmek. Şayak. Friz. Efriz. Friz ile süslemek. Duvar süsü. Frizle süslemek. Çuha.
Friezing machine : Ratine makinesi.
Fried : Kızarmış. Yağda kızarmış. Yağda pişirilmiş. Tava yapılmış. Kızartılmış. Sarhoş. Kızartma. Kavurma.
Fried chicken : Tavuk kızartma. Kızarmış tavuk.
Fried onion : Kızartılmış soğan. Kızartma tavasında pişirilmiş olan soğan.
Friedcake : Yağda kızartılmış yuvarlak hamur işi. Tatlı bir çörek.
Friedman savage hypothesis : Friedman-savage önsavı. Şans oyunları ve sigortanın varoluş nedenini açıklayan ve göreli olarak düşük gelir düzeylerinde, belirli bir eşikten sonra kişisel gelir azaldıkça paranın marjinal faydasının azalacağını ileri süren yaklaşım.
Fried potatoes : Kızarmış patates. Patates kızartması. Patates kızartma. Patates cipsi. Cipslik patates.
Fried eggs : Sahanda yumurta. Yağda yumurta.
İngilizce Friezes Türkçe anlamı, Friezes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Friezes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Frieze : Duvar ya da tavan süsü.
Caddis : Yünden yapılan kurdela veya şerit türü. Kaba kumaş türü.
Draperies : Döşemelik kumaş. Tuhafiye. Perde. Kumaş. Kıvrımlar halinde duran kumaş. Kumaşçılık. Perdelik kumaş. Örtü.
Haircloths : Çul. Çul (döşeme vb). Kılkumaş. Kıl kumaş. Keçe.
Baize : Yeşil keçe kumaş. Kaba yünlü kumaş. Yeşil masa çuhası.
Ratine : Sünger kumaş. Ratine.
Entablature : Saçaklık. Sütun pervazı. Saçak (bina). Saçak bina.
Broadcloth : İnce pamuklu.
Frisian : Frizler. Frizye dili. Frizyeli. Frizye ile ilgili.
Friezes synonyms : architectural ornament, freeze down, friezed, petersham, duffle, glaciate, drapery, serge, kerseys, duffel, solidify, haircloth, freeze out, duffels, hodden, turn, change state, serges, kersey, baizes.
Friezes zıt anlamlı kelimeler, Friezes kelime anlamı
Boil : Haşlanmak. Kaynama. Galeyana gelmek. Kaynatma. Çıban. Fokurdatmak. Kaynamak. Pişirmek. Fokurdamak. Pişmek.
Move : Yer değiştirmek. Kıpırdamak. Taşımak. Hareket ettirmek. Kıpırdatmak. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Hareket. İlerlemek. Kımıldamak. Kımıldatmak.

Bu kısımda Friezes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Friezes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Friezes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Friezes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.