Fried türkçesi Fried nedir
Fried ile ilgili cümleler
English: Ali fried an egg.
Turkish: Ali bir yumurta kızarttı.
English: Ali hasn't fried the fish yet.
Turkish: Ali henüz balığı kızartmadı.
English: Ali likes fried chicken.
Turkish: Ali kızarmış tavuğu seviyor.
English: Ali bought a bucket of extra-spicy fried chicken and a container of coleslaw.
Turkish: Ali bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.
English: Ali fried himself some eggs.
Turkish: Ali kendine birkaç yumurta kızarttı.
Fried ingilizcede ne demek, Fried nerede nasıl kullanılır?
Fried chicken : Kızarmış tavuk. Tavuk kızartma.
Fried egg : Sahanda yumurta. Kızarmış yumurta. Yağda yumurta. Göz yumurta.
Fried eggs : Sahanda yumurta. Yağda yumurta.
Fried food : Kızartılmış yiyecek. Kızartma. Tava. Yağda pişirilmiş olan gıda maddesi.
Fried onion : Kızartılmış soğan. Kızartma tavasında pişirilmiş olan soğan.
Pan fried steak : Tavada et.
Fried rice : Yağ ile doğrudan ısıda pişirilmiş olan pirinç. Kızartılmış pirinç.
Be fried : Kızarmak (yiyecek). Kızarmak.
Deep fried : Bol yağda kızartılmış.
French fried potatoes : Patates kızartması. Cipslik patates. Cips. Pomfrit patates. Patates cipsi.
İngilizce Fried Türkçe anlamı, Fried eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fried ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Roasting : Dili çok sıcak. Fırında kızartma. Çok sıcak. Kavrulmuş madde. Tavlama. Pişirme. Cehennem gibi.
Fried food : Yağda pişirilmiş olan gıda maddesi. Kızartılmış yiyecek. Tava.
Besotted : Abayı yakmış. Sersem. Abayı yakmış (argo terim). Kendini kaybetmiş. Aşık. Aptal. Sersemleşmiş (argo terim). Sersemletilmiş. Sersemlemiş.
Blind drunk : Dut gibi. Yüklü. Körkütük sarhoş. Zilzurna sarhoş. Çakırkeyif. Aşırı alkollü. Bulut gibi sarhoş. Küfelik. Kör kütük sarhoş.
Redder : Kızıl. Komünist. Kırmızı. Kızgın. Al. Solcu. Kırmızı (renk). Kızıl tüylü. Değersiz.
Roast : Kavrulmak. Kavurmak. Kızartmak (fırında veya ateşte). Rosto. Haşlandıktan veya kızartıldıktan sonra dilim dilim kesilerek servisi yapılan yağsız sığır eti. Fırında kızartılmış. Kızartma et. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kızarmak.
Angriest : Hırslı. Kızmış. Hiddetli. Fırtınalı. Öfkeli. İltihaplı. En sinirli. Kızgın.
Reddest : Komünist. Kırmızı. Rus. Kızgın. Kızıl tüylü. Al. Kızıl. Kırmızı (renk). Kızılderili.
Cooked : Aşırı açındırılmış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pişmek. Pişirilmiş. Pişmiş. Aşırı açındırmaya uğramış film. Isıtarak hazırlanmış.
Red : Solcu. Kızılderili. Rus. Kızgın. Kırmızı. Kızıl. Al. Kızıl tüylü. Komünist.
Fried synonyms : angry, blitzed, glowing, beeriest, braised meat, angrier, bleariest, blotchiest, alky, deep fried, beery, blearier, grilled, bleary, calcination, fryings, beerier, bloodshot, blotto, torrefaction, blotchier, bacchants, boozer, blathered, calcining, bombed, frying, rubefaction, bacchic, ustulation, empurpled, roasted, boozed.
Fried zıt anlamlı kelimeler, Fried kelime anlamı
Raw : Saf. Hamlık. Derisi soyulmuş. Haksız. Hassas nokta. Derisi soyulmuş yer. Kavrulmamış. Soğuk. Soğuk ve rutubetli.

Bu kısımda Fried kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fried ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fried anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fried ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.