Kavurma nedir, Kavurma ne demek

  • Kavurmak işi.
  • Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et.
  • Kavrulmuş olan

"Kavurma" ile ilgili cümleler

  • "Sinide haşlanmış ve ikiye kesilmiş yumurtalar, yeşilsoğanlar, tulum peynirleri, kavurmalar vardı." - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Kavrulmuş et, kavurma

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kavrulmuş madde.

Bilimsel terim anlamı:

Karbonat, sülfür ve benzeri cevherleri özel fırınlarda, yüksek sıcaklıktaki hava ile tepkimeye sokarak oksitlerine dönüştürme.

İngilizce'de Kavurma ne demek? Kavurma ingilizcesi nedir?:

roast, calcination, roasting

Fransızca'da Kavurma ne demek?:

griller

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Van kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kavurma hakkında bilgiler

Kavurma Türk mutfağında bir et saklama yöntemidir. Bu yöntemle saklanan kırmızı etlere de kavurma denir.

Etler kuşbaşı doğranır, önce suda kaynatılır sonra iyice haşlanır ve suyu süzülür. Başka bir tencerede et yağları iyice kızdırılır. Haşlanan etlere bolca tuz eklenerek on-on beş dakika daha bu yağ ile birlikte pişirilir. Soğuduktan sonra büyük tencere veya küplerde saklanır.

Kavurma ihtiyaç halinde çıkartılır ve genellikle etli yemeklerin yapımında kullanılmak suretiyle tüketilir. Kavurma pide iç malzemesi olarak da kullanılır.

 

Türk Kurban Bayramı kültürünün bir öğesi olan kavurma, bayram sırasında (özellikle kurbanın kesildiği gün), kurban etinin taze taze kavrulması ile yapılmış olan yemeğe de denilir.

Kavurma anlamı, kısaca tanımı:

Sac kavurması : Orta yağlı ve küçük doğranmış koyun etinin ağır ateşte pişirilip soğan, domates, yeşilbiber, dereotu eklenmesiyle hazırlanan karışımın tekrar kısık ateşte pişirilmesiyle yapılmış olan bir yemek türü.

Kavurmaç : Kavrulmuş buğday.

Kavurmacı : Kavurma yapan veya satan kimse.

Kavurmak : Bir şeyi bir kabın içinde kendisinden başka bir malzeme koymadan pişirmek. Çok üzmek, yakmak, mahvetmek. Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak.

Kavurmalı : İçinde kavurma bulunan.

Kasıp kavurmak : Çok zarar vermek, mahvetmek. çok etkilemek, hüküm sürmek. baskı yaparak veya kıyıcı davranışlarla bir topluluğu ezmek, zulmetmek.

Kavurga yer kavurma yemiş gibi bıyığını siler : Yaptığı bir işi olduğundan daha çok, daha büyük veya daha farklı göstermek, abartmak.

Türk : Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse.

Saklama : Saklamak işi.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Kuşbaşı : Küçük bir kuşun başı büyüklüğünde doğranmış (et vb.).

 

Tencere : İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap.

Kavurma herlesi : Kavrulmuş unla yapılan çorba.

Kavurmaçukuru : Erzurum ili, Çiftlik nahiyesine bağlı bir bölge.

Kavurmak : bkz.göllemek (ketende)

Kavurmaküpü : Diyarbakır ilinde, Ergani belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kavurmalık : Kavurma yapmaya elverişli (yiyecek). Kavurma için ayrılmış.

Diğer dillerde Kavurma anlamı nedir?

İngilizce'de Kavurma ne demek? : n. braised meat

Fransızca'da Kavurma : (et) confit [le]; (kahve vb) torréfaction [la]

Almanca'da Kavurma : geröstet, gebraten