Friz nedir, Friz ne demek
Friz; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Tavandan inerek sahnenin üst kısmını, sahne boyunca kaplayan kısa, dar perde

- Eski Yunan ve Roma yapılarında taban kirişi ile çatı arasında kalan, üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm, efriz.
Friz hakkında bilgiler
Friz, mimarlıkta taban kirişi ile çatı arasında kalan, kabartmalarla bezeli ya da düz şerit. Antik Roma ve Yunan mimarîlerinde sıklıkla kullanılmışlardır.
Friz ile ilgili Cümleler
- Bazı çocuklar göletin yakınında frizbi oynuyorlardı.
- Ali frizbi oynuyor.
- Her yıl, örgüt Frizyen dilinde yazılmış kitapları satmak için kapıdan kapıya giden gönüllülerle ilgili çok sayıda toplantı organize eder.
Friz tanımı, anlamı:
Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.
Kiriş : Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel.
Çatı : İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Barınılan, sığınılan yer. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi.
Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Bir çıkarmanın sonucu. Artan, mütebaki. Kalma işini yapan.
Kabartma : Kabartılarak yapılan. Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef. Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı. Kabartmak işi.
Frize kaplama : Ağacın yıl halkalarının kaplama yüzeyinde paralel çizgiler hâlinde görülmesiyle elde edilen bir kaplama türü.
Tavan : Çatı kiremidi. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı.
Sahne : Görüntü. İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Tanık olunan, gözlenen olay.
Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.
Perde : İki yeri birbirinden ayıran bölme. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Doğruyu görmeye engel olan şey. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Seste pes perde. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey.
Boya : Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Yazmak için kullanılan mürekkep. Aldatıcı görünüş. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
Süslü : Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş. Süslenmeye, süse çok düşkün olan.
Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
Mimarlık : Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari. Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği.
Frizyan sütçü koyunu : koyunu.
Diğer dillerde Friz anlamı nedir?
İngilizce'de Friz ne demek? : n. small curl of hair; hair that has been formed into small tight curls; curly hair
v. form the hair into small tight curls
n. frieze
Fransızca'da Friz : frise [la]
Almanca'da Friz : npr. Fries, Friese
Rusça'da Friz : n. фриз (M)

Bu kısımda Friz nedir? Friz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Friz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Friz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.