Fritter türkçesi Fritter nedir

  • İsraf etmek.
  • Parça.
  • Bir tür şekerli çörek.
  • Çarçur etmek.
  • Etli ve sebzeli börek.
  • Boşa harcamak.
  • Ziyan etmek.
  • Parça parça doğramak.
  • Gözlemeye benzer bir çeşit börek.
  • Meyveli börek.
  • Doğramak.

Fritter ile ilgili cümleler

English: Don't fritter away your allowance.
Turkish: Aylığını boşa harcama.

Fritter ingilizcede ne demek, Fritter nerede nasıl kullanılır?

Fritter away : İsraf etmek. Ziyan etmek. Boşuna sarf etmek. Parça parça harcamak. Boşa harcamak. Azar azar çarçur etmek.

Fritter on : İsraf etmek.

Frittered : İsraf etmek. Meyveli börek. Bir tür şekerli çörek. Parça parça doğramak. Parça. Çarçur etmek. Ziyan etmek. Etli ve sebzeli börek. Doğramak. Boşa harcamak.

Fritterer : Müsrif kimse. Boşa harcayan kimse. Para veya zaman harcayan kimse. Savurgan kimse.

Fritterers : Müsrif kimse. Para veya zaman harcayan kimse. Boşa harcayan kimse. Savurgan kimse.

Frith : Haliç.

Fritillaria : Taçşahı. Taç şahı.

Frit : Çini hamuru. Renkli cam tozu. Sırç. Cam yapımında kullanılan erimiş bir madde. Sır. Emaye. Cam hamuru. Ürkmüş. Korkmuş. Dehşete düşmüş.

Frittering : Çarçur etmek. Gözlemeye benzer bir çeşit börek. Parça. İsraf etmek. Doğramak. Boşa harcamak. Meyveli börek. Parça parça doğramak. Etli ve sebzeli börek. Bir tür şekerli çörek.

 

Fritters : İsraf etmek. Parça parça doğramak. Boşa harcamak. Ziyan etmek.

İngilizce Fritter Türkçe anlamı, Fritter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fritter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissipating : Dağıtmak. Yaymak. Yok etmek. Gidermek.

Torpedoed : Torpil. Mahvetmek. Torpilbalığı. Baltalamak. Torpido. Torpillemek. Kiralık katil. Torpil ile tahrip etmek.

Carve : Oymacılık yapmak. Oyma ile süslemek. Oymak (mermer vb'ni). Hakkaklık yapmak. Oymak. Oymalarla süslemek. Tavuk vb kesmek. Keserek servis etmek (et vb). Sofrada eti kesip dağıtmak.

Avulsions : Avülsiyon. Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Sökme. Koparma.

Waste : Issız. Çorak. Kasvetli. Boş. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Boşa geçirmek. Kıraç. İsraf. Aşınmak.

Footle : Aylaklık etmek. Ahmaklık. Saçmalık. Oyalanmak. Aptallık. Aptalca konuşmak.

Article : (sözleşmede) madde. Fıkra. Artikel. Makale. Yazı. Bent. Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Nesne. Yazıl.

Dissipates : Gidermek. Har vurup harman savurmak. Harcanmak. Yok olmak. Yok etmek. Dağılmak. Dağıtmak. Yaymak.

Squander : Çar çur etmek. Hesapsızca tüketmek. Har vurup harman savurmak. Boş yere harcamak. Dibine darı ekmek. Saçıp savurmak. Altından girip üstünden çıkmak.

Avulsion : Sökme. Kopma. Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Avülsiyon. Koparma. Kökünden sökülme. Kopmuş doku (tıp veya medikal terimi).

 

Fritter synonyms : corn fritter, apple fritter, attachment, eat, hacked, eat up, dissipate, frittered, fling away, misspends, butchering, throw to the dogs, frittering, deplete, chopping up, broken pieces, batch, cast away, wipe out, dumpling, blue, consume, bar, fool away, bit, bluer, lavishes, hack, cakes, bluing, butchered, fritter away, butcher.

Fritter ingilizce tanımı, definition of Fritter

Fritter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cut, as meat, into small pieces, for frying. As, apple fritters, clam fritters, oyster fritters. A small quantity of batter, fried in boiling lard or in a frying pan. Fritters are of various kinds, named from the substance inclosed in the batter.