From the standpoint of türkçesi From the standpoint of nedir

From the standpoint of ile ilgili cümleler

English: He is inclined to look at everything from the standpoint of its practicality and is neither stingy nor extravagant.
Turkish: O her şeye pratikliği bakımından bakma eğilimindedir ve ne pinti ne de savurgandır.

From the standpoint of ingilizcede ne demek, From the standpoint of nerede nasıl kullanılır?

From : Den beri. Dan. Beri. Nedeniyle. Dolayı. Den. Yüzünden. -den ötürü. -den. Bir farkı gösterir.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Standpoint : Bakım. Bakış açısı. Görüş çekidi. Görüş noktası. Görüş açısı. Görüş.

Of : -den övünerek bahsetmek. -dan. -in. -nın. -li. -nin. Yüzünden. İle ilgili. Nin. Karşı.

From the beginning : Baştan beri. Başlangıçtan beri. Başından beri.

From the bottom of his heart : Tüm içtenliğiyle. Yüreğinin en derin köşesinden. Canı gönülden.

From the first : Baştan itibaren. Tekrar. Baştan. En baştan. Baştan tekrar.

From the bottom : Dibinden. En düşük noktadan.

From the cradle to the grave : Beşikten mezara kadar. Beşikten mezara. Doğumundan ölümüne kadar. Doğumdan ölüme kadar. Ömür boyu.

 

İngilizce From the standpoint of Türkçe anlamı, From the standpoint of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak From the standpoint of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In respect to : -e gelince. Göre. İle ilgili olarak. İle ilgili. Hususunda.

In terms of : Tabirince. Cinsinden. İle bağlantılı olarak. Dayanarak. Bir dille. -ması açısından. Yönden. -ması bakımından.

In that : Mademki. -ndan dolayı. -diğinden dolayı. -ndan ötürü. Madem ki. Şu bakımdan ki. Onda. Madem. -diğinden.

With regard to : Bağlantılı. -e ile ilgili. -e binaen. Dayanarak. -e gelince. -e ilişkin. -e göre. Hususunda. İlişkin.

With respect : Esas alarak. İlgili olarak. -e göre.

In point of : Konusunda. Hususunda.

On account of : Sayesinde. Nedeniyle. Dolayısıyla. Uğruna. Dolayı. Ötürü. İçin. -den dolayı. Namına.

With regard : Gelince. Nazaran. Dair. Konusunda.

With respect to : İlgili olarak. -e göre. -e ilişkin. Nazaran. -e gelince. İle ilgili olarak. Konusunda. Hususunda. Göre.

For : Şerefine. -e. Yüzünden. -dır. Dair. Adına. -e karşı. Diye. -e uygun. Namına.

From the standpoint of synonyms : with regards to.