Standpoint türkçesi Standpoint nedir

Standpoint ile ilgili cümleler

English: He is inclined to look at everything from the standpoint of its practicality and is neither stingy nor extravagant.
Turkish: O her şeye pratikliği bakımından bakma eğilimindedir ve ne pinti ne de savurgandır.

Standpoint ingilizcede ne demek, Standpoint nerede nasıl kullanılır?

From the standpoint of : Yönünden. Açısından. Bakımından.

Standpoints : Bakış açısı. Görüş. Görüş açısı. Görüş noktası.

Standpat : Tutucu.

Standpipe : Denge borusu. Piyezometre. Piyezometre borusu. Dikey ve sabit boru.

Standpipes : Denge borusu. Piyezometre borusu. Dikey ve sabit boru. Piyezometre.

İngilizce Standpoint Türkçe anlamı, Standpoint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standpoint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vantage point : Avantajlı yer. Geniş görüş sağlayan nokta. Gözetleme için uygun olan yer. Stratejik nokta.

Cityscape : Kentsel peyzaj. Şehrin görüntüsü. Şehir fotografı veya şehir resmi. Şehir manzarası.

Maintenance : Geçimlik. Bir araç ya da aygıtın düzgün çalışması, uzun ömürlü olması için yapılması gereken işlemlerin tümü. Devam. Geçindirme. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Savunma. Muhafaza. Onarım. Bilgisayar, bilişim, iktisat, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Handlings : Elle kullanma. Elleme. Ambalajlama. Elle dokunma. İşleme tarzı. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Yol tutuş. Dağıtım. Bir işi idare etme. Tedavi.

Visual angle : Optik açı. Görme açısı. Açı uzaklığı.

Ken : Görüş alanı. Alabama eyaletinde şehir. Anlamak. Bilgi alanı. Bilmek. Tanımak.

Line of vision : Görüş çizgisi. Görüş hattı.

Line of sight : Görüş mesafesi. Görüş hattı. Nişan çizgisi. Bakış doğrultusu. Gez-arpacık mesafesi. Açık görüş hattı. Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu. Gözlem hattı.

Apprehension : Kaygı. Endişe. Tutuklama. Zan. Vehim. Anlama. Algı. Düşünce. Anlayış.

Viewpoints : Manzara noktası. Bakış açıları.

Standpoint synonyms : angle, assess, common ground, stand, nurseling, aspects, landscape, apprehensions, standpoints, outlook, custodies, field of vision, contention, attendances, angle of sight, stance, concept, stances, slant, cases, elevation angle, perspective, aspect, case, position, attitude, keepings, care, complexion, attendance, angle of vision, concepts, handling.

Standpoint ingilizce tanımı, definition of Standpoint

Standpoint kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fixed point or station. A position from which objects or principles are viewed, and according to which they are compared and judged. A basis or fundamental principle.