Frontals türkçesi Frontals nedir

  • Alna ait.
  • Cephesel.
  • Ön.
  • Cepheye ait.
  • Cephe+.
  • Alınlık.
  • Mihrap örtüsü.
  • Cepheden.
  • Alın kemiği.
  • Alın+.

Frontals ingilizcede ne demek, Frontals nerede nasıl kullanılır?

Frontal attack : Cephe taarruzu. Cephe saldırısı. Önden saldırı. Doğrudan saldırı. Cepheden taarruz.

Frontal bone : Alın. Alın kemiği.

Frontal light : Işık kaynağının, konunun önünde yer alması, konu üzerine önden ışık göndermesi durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Önden aydınlatma.

Frontal lighting : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Önden aydınlatma. Işık kaynağının, konunun önünde yer alması, konu üzerine önden ışık göndermesi durumu.

Frontal muscle : Alın kası.

Frontal sinus : Sinüs boşluğu. Alın boşluğu.

Nervus sinuum frontalium : N. lacrimalis veya n. frontalis'in başlangıç kısmından çıkarak sinus frontalis’in mukozasını uyaran sinir. Nervus sinum frontalium.

Frontal section : Vücudu sırt ve karın bölgelerine ayıran boyuna kesit. Frontal kesit.

Frontal : Cepheye ait. Alın kemiği. Ön. Alın. balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik. Alın. Cephe+. Alın balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik. Cepheden. Alın+.

 

Frontally : Öne ait bir şekilde. Öne doğru. Cepheden. Önden.

İngilizce Frontals Türkçe anlamı, Frontals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frontals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pediments : Pediment. Alınlık (bina).

Antes : Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para sürmek. Giriş. Ödemek. Para koymak. Para vermek. Bop (poker). Önce.

Frontal bone : Alın.

Fores : Pruva. Baş taraf. Önde. Ön taraftaki. Öndeki. Önde olan. Başta. Başa doğru. İlk.

Pediment : Alınlık (bina). Pediment.

Fore : Ön taraftaki. Pruva. Önde. Öndeki. Başa doğru. İlk. Baş taraf. Başta. Önde olan.

Foreground : Önalan. Önplan. Ön plana almak. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Ön plan. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. En öndeki görüntü.

Ante : Ödemek. Para vermek. Para koymak. Giriş. Bop. Önce. Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop (poker).

Gablet : Küçük yan duvar. Küçük çatı. Fronton. Küçük üçgen çatı.

Anted : Bop. Bop (poker). Giriş. Para vermek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para sürmek. Ödemek. Para koymak. Önce.

Frontals synonyms : forward, face string, foregrounded, anteing, antings, frontally, anting, frontal, extent, foregrounds, fronton, anterior, front.

Frontals zıt anlamlı kelimeler, Frontals kelime anlamı

Posterior : Arka. Bir organizmanın arka kısmı; bir organ veya yapının arka kısmı. posteriyor, art. Posteriyör. Posteriyor. Geri. Kıça yakın. Sonra gelen. Ardıl. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Arkadaki.