Fundi türkçesi Fundi nedir

  • Fundus.
  • Bir organın dibi (anatomi terimi).

Fundi ile ilgili cümleler

English: Where's the funding coming from?
Turkish: Fonunuz nereden geliyor?

English: Ali is concerned about funding.
Turkish: Ali fonlama hakkında endişeli.

English: We lost all of our funding.
Turkish: Bizim finansmanın tümünü kaybettik.

Fundi ingilizcede ne demek, Fundi nerede nasıl kullanılır?

Funding : Fon bulma. Kısa vadeli borcun uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Fonlama. İktisadi birimlerin özkaynaklarını kullanarak ya da borçlanarak kaynak sağlaması. iktisadi birimlerin uzun vadeli borçlanarak, kısa vadeli borçlarını ödemesi. Kısa vadeli borçların uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Kaynak yaratma. Finansman sağlama. Finanse etme. Para sağlama.

Fundings : Fonlama. Kısa süreli borçların uzun süreli yapılması. Fon bulma. Kısa vadeli borçların uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Kısa vadeli borcun uzun vadeli borca dönüştürülmesi. Finansman sağlama. Kaynak yaratma.

Lack of funding : Parasal kaynak eksikliği. Sermaye eksikliği. Finansal destek eksiliği.

Deprofundis : Bazı hristiyan mezheplerinde cenaze törenlerinde okunan bir mezmur.

Infundibula : Hun biçimli yapı. Huni biçiminde yapı. Huni şeklinde yapı.

Profundities : Genişlik. Şümul. Derinlik. Hikmet.

 

Refunding bond : Amortisman tahvili. İtfa tahvili.

Infundibular : Huni şeklinde.

Refunding : İade yapmak. Eski borcun yerine yeni tahvil çıkartarak borcun vadesini uzatma. Geri ödemek. Geri ödeme. Yeniden sermaye sağlamak. Borcu ödemek için yeniden borçlanma. Geri vermek (para). Yeniden borçlanma.

Profundity : Hikmet. Genişlik. Şümul. Derinlik.

İngilizce Fundi Türkçe anlamı, Fundi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fundi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deposit : Yatırma. Sıvıların dibine oturan maddeler. Koymak. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Çökelmek. Tortu bırakmak. Depozit vermek. Çökeltmek. Güvenmelik. Çökel.

Monetary resource : Para kaynağı. Mali kaynak. Parasal kaynak.

Sinking fund : Yıpranma fonu. Durağan varlıklar yenileme ayırcası. Yetkililerince saptanacak ve bulunacak oranlara göre durağan varlıkların yenilenebilmeleri amacıyla net karlardan ayrılan paralar. İtfa fonu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borç itfa fonu. Bir borcun ödeme yoluyla ortadan kaldırılabilmesi ya da yıpranan özdeklerin yerine yenilerinin konulabilmesi için kardan ayrılan payların toplamı. Borç ödeme fonu. Amortisman. Kıymetten düşme fonu.

Savings : Birikmiş para. Tasarruf. Birikim. Tasarruflar. Biriktirilmiş para. Maddi birikim.

Monetary fund : Sermaye.

Superannuation fund : Emekli aylıklarının ödenebilmesi amacı ve birikim yapılmak üzere açılan sayışım. Emekliye sevk etme fonu. Emeklilik fonu. Emekli sandığı. Emekli sandığı ayırcası.

 

Finances : Bir şirketin ulaşabildiği parasal kaynaklar (veya şahsın, vb.). Para. Mali durum.

Money : Arpa. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Para. Para kırmak. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Sikke. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Mangır. Bedel. Nakit.

Pension fund : Tekaüdiye fonu. Çalışanlar ve işverenlerden fon toplayan ve bu topladığı fonları işleterek emekliye ayrılanlara ödeme yapmak için kullanan uzmanlaşmış kamu veya özel finansal kuruluş. Emekli fonu. Emekli sandığı. Emeklilik ödeneği. Emeklilik aylığı. Emeklilik fonu. Tekaüt sandığı.

Money supply : Bir ekonomide dolaşımda bulunan her türlü paranın toplamı, diğer bir deyişle ekonominin sahip olduğu ödeme araçları stokunun tamamı. Para sürümü. Para sunumu. Para arzı.

Fundi synonyms : escrow funds, medicaid funds, matching funds, cash in hand, fundus, pocket, exchequer, treasury, war chest, mutual fund, bank, assets, pecuniary resource, trust fund, slush fund, roll, revolving fund, budget, petty cash, bank deposit, nest egg, bankroll.

Fundi zıt anlamlı kelimeler, Fundi kelime anlamı

Divest : Kurtulmak. Soymak. Elden çıkarmak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Çıkarmak. Görevden almak. Verilen hakkı geri almak.